Efe Eren Kocabıyık – Polonya – Gdańsk – The Stanislaw Moniuszko Academy

Efe Eren Kocabıyık – Polonya – Gdańsk – The Stanislaw Moniuszko Academy
Adı Soyad: Efe Eren Kocabıyık
Gittiği Ülke: Polonya
Gittiği Şehir: Gdańsk
Gittiği Üniversite: The Stanislaw Moniuszko Academy
Türkiyedeki Üniversitesi: Marmara Üniversitesi
Gittiği Program Türü: Erasmus Öğrenim Hareketliliği

Kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

 

Efe Eren Kocabıyık, 1997 Aydın doğumluyum, Marmara Üniversitesi Müzik Öğretmenliği bölümünde 3. Sınıfta okumaktayım.

WhatsApp Image 2018-05-14 at 14.31.57

Erasmusa gitmeye nasıl karar verdiniz? Bu süreçte neler yaşadınız?

Okulda ilan panosunda gördüğüm ilandan sonra, sınava başvurma kararı aldım. Sınavı kazandıktan sonra çoğunlukla; danışman hocanın sözlerine odaklı kararlar aldım. Aslında okula başladığım andan itibaren en çok istediğim şeylerden bir tanesiydi. Okulu kazanmadan önceki yaz izlediğim ispanyol pansiyonu adlı film beni çok etkilemişti bir an önce okulu kazanıp erasmusa başvurmak istemiştim.

 

Erasmusa gideceğiniz ülkeyi ve okulu nasıl belirlediniz ve ne kadar kaldınız?

 

Gideceğim ülkeyi ders uyumluluklarına göre belirledim ve 8 ay Polonya’da kaldım.

 

Erasmusa gitme sürecinde neler yaşadınız?

 

Erasmusa gitme sürecim, danışman hocam sayesinde çok kolay oldu. Ders seçiminden en ufak imza işlerine kadar hemen hemen her konuda bana yardımcı oldu. Uçak biletini almak için geç kaldığım için biraz fazla bir miktar ödedim. Vize işlemlerini ise Vfs Global şirketi aracılığıyla yine çok kolay bir şekilde hallettim. Eksik belgeniz varsa ofise gittiğinizde size söylüyorlar. Kalacak yeri de okulum benim için ayarlamıştı. Okulun içindeki Dom Sonata, yurdunda kaldım.

 

WhatsApp Image 2018-05-14 at 14.31.59

Giderken yanınızda neler götürdünüz?

 

Valizi annem hazırladığı için, giderken yanımda gerekli olan her şeyi götürdüm. Fakat, gözümden kaçan bir detay olan kalacağım yurdun yastık, yorgan vs. vermeyecek oluşu, ilk gecem içim bana biraz sorun yaşattı.

 

Gittiğiniz ülkede ilk anda neler yaşadınız?

 

Gittiğim ülkede ilk olarak, uçak rötar yaptığı için az kalsın aktarma uçağımı kaçıracaktım. Fakat bir sorun yaşamadan aktarma uçuşuma yetiştim. Daha sonrasında beni mentorum karşıladığı için sorunsuz bir şekilde yurda gidip, yerleştim.

 

 

“Okula başlama süreci gerçekten harikaydı.”

 

Okula başlama sürecinde neler yaşadınız?WhatsApp Image 2018-05-14 at 14.32.06

 

Okula başlama süreci gerçekten harikaydı, bana özel bireysel dersler açılmıştı.. Ders seçimi ve hoca seçimi konusunda da herhangi bir problem yaşamadım. Okula gider gitmez erasmus ofisine uğradım ve Joanna bana ders programımı verdi. Daha sonra kırmızı ve sarı binayı gezdirdi. Ofisteyken diğer erasmuslu öğrenciler ile de tanışma fırsatım oldu. İlk ders koro dersiydi. Ders lehçe idi fakat öğrenciler ve dersin öğretmeni bana ingilizce çeviriler yaparak kolay bir biçimde uyum sağlamam da yardımcı oldular.

 

 

 

Uyum sağlama sürecinde neler yaşadınız?

Uyum konusunda ilk bir kaç gün biraz sorun yaşadım fakat o da ingilizce konuşurken bir türlü türkçe düşünmeyi bırakamamdan kaynaklanıyordu. Mentorum zaten daha ilk günden; tüm şehri gezdirip anlattı, beni yurttaki insanlar ile tanıştırdı.

 

Hibe ne zaman yatıyor, her ay yatıyor mu?  Aldığınız hibe ihtiyaçlarınızı

karşıladı mı?

 

Hibe maalesef çok geç yatıyor, bu yüzden hibe geldiğinde ( yaklaşık ben Polonya’ya gittikten 4,5 ay sonra gelmişti) o para ile kendime bir telefon alıp, güzel bir kamera ile anılar biriktirmek istedim. Gitmeden önce okulun belirttiği bankadan hesap açmıştım. (Bu arada eğer okulunuz örnek olarak İstanbul/Kuyubaşı Halk Bankası Euro hesabı istediyse fakat siz başka bir kentteyseniz; herhangi bir şubeden, istediğiniz şubede hesap açtırabiliyorsunuz.)

 

“İngilizcem o kadar ilerledi ki !”

 

Gittiğiniz üniversitenin kendi öğrencileriyle, sizin sahip olduğunuz teknik ve sosyal imkanlar aynı mıydı?

WhatsApp Image 2018-05-14 at 14.32.04

Evet, hatta Müzik Bölümü olduğu için olayı biraz abartıp her derse ingilizce bilen bir hoca ayarlayarak, derslerin bireysel olmasını sağlamışlardı.

Gitmeden önce akıcı sayılabilecek bir seviyede İngilizceye sahiptim. Lehçeyi ise hayatımda hiç duymamıştım. İngilizcem o kadar ilerledi ki yaklaşık 1 ay sonra sinemada ki filmlere gidip tamamen filmin içine girip, anadilim gibi algılamaya başlamıştım.

  Lehçe için okul haftalık ders programına zorunlu olarak 2 saatlik ders koymuştu. Bu sayede hem  Polonyalı birinden ücretsiz lehçe dersi alma fırsatım oldu hem de kültürünü çok yakından tanımaya başladım etrafımda sürekli İngilizce ve lehçe konuşulduğu için lehçemi de epey bir ilerlettim.

 

 

Orada aldığınız dersler kendi üniversitenizde sayıldı mı? Dönem kaybı yaşadınız mı?

Evet, hepsi sayıldı. Sadece Türk Müziği Tarihi dersini eşleme yapamamıştım, bu yüzden herhangi bir dönem kaybı yaşamadım.

 

“Müzik adına benim için yeni bir sayfa açtılar diyebilirim.”

 

Hocaların dil seviyesi nasıldı? Dersler İngilizce mi? Dersleri anlamada problem yaşadınız mı?

 

Hocaların dil seviyeleri çok iyiydi bazı hocalarla tam anlaşamıyordum;  akıcı konuşmasına rağmen, kelime hafızası çok iyi değildi. Ama bu da 2-2.5 ay kadar sonra lehçeyi ilerletmemle çözüldü. Genel olarak dersleri anlamakta dil açısından sorun çekmedim fakat Müzik adına benim için yeni bir sayfa açtılar diyebilirim.

 

Gittiğiniz üniversite ile kendi üniversite eğitimini karşılaştırır mısınız? Üniversitenin zorluk derecesi nasıldı?

 

Müzik Öğretmenliği okuduğum için aslında çok fazla kıyaslama yapmam yersiz olur. Çünkü, gittiğim üniversite daha çok profesyonel müzisyenlere yönelikti. Bu yüzden doğru orantılı olarak kendi üniversitem Avrupa da bir ortaokul seviyesinde kalıyordu. Ama bu zorlu süreç benim için çok iyi oldu.

 

Şehir içi ulaşım olanağı nasıl?

 

Şehir içi ulaşım olanağı mükemmeldi. Jakdojade adlı aplikasyon aracılığı ile gideceğim yeri sadece arama kısmına yazmam yetiyordu. Tüm olası yolculuklar tren, tramvay saatlerine kadar karşıma çıkıyordu. Ücret olarak ise bilet başına 1,25 złoty ödüyordum . Biletleri ise yine başka bir aplikasyon ile internetten kredi kartım ile alıyordum.

 

“Polonya’da eğlence anlayışı çok güzeldi.”

 

Gittiğiniz ülkede eğlence ortamı nasıldı?

WhatsApp Image 2018-05-14 at 14.31.53

 

 Polonya’da eğlence anlayışı çok güzeldi. Her bir gün ayrı mekanlarda çeşitli etkinlikler oluyordu. İlk olarak pijania’da vodka shot içerek geceye başlıyorduk. Daha sonrasında bir rutin olarak Lumi Shot Bar’da Absinthe shot içiyorduk. Daha sonra -10 derece dahi olsa kolayca sokaklarda dolaşabiliyorduk. Çok fazla insanla tanışma fırsatım da oluyordu, gün geçtikçe dile iyice alışmaya başladım ve en kaba görünüşlü insana dahi lehçe bir şeyler söylediğimde gülümseyip bana yardımcı oluyorlardı. Haftanın neredeyse her akşamı dışarıda insanlarla iç içe eğleniyorduk. Ders programımın da şans eseri hep derslerin öğleden sonraya denk gelmesi sonucu, doyasıya eğlendim. 🙂

“Yemekler bir Türk için biraz garip sanırım” 

 

Yemekler nasıl, bizim ülke lezzetlerine uygun mekanlar var mı? İlk hafta neler yaşadınız? Gittiğiniz ülkede en sevdiğiniz yemek hangisiydi?

 

Yemekler bir Türk için biraz garip sanırım, ama ben yeni şeylere açık biri olarak yemek konusunda herhangi bir sıkıntı yaşamadım. Okulun bahçesindeki Jazz Band adlı Bistro’dan öğle yemeklerimi yiyordum. Akşam yemeğini çoğunlukla kendim yapıyordum. Geri kalan günlerde de haftanın 2-3 günü okuldan arkadaşlarımla dışarıda restoranlarda yiyorduk. Fiyatlar dışarıda yemek, yemek için çok uygundu en lüks restoranlarda bile en pahalı yemek 20-30 złoty civarıydı, birde porsiyonların çok büyük olması yemekleri paket yaptırıp kalan yemekleri gece atıştırmalığı ya da sabah kahvaltısı olarak kullanmamı sağlıyordu. En sevdiğim yemek sanırım bir aperitif olarak zapiekanka adlı pizza-vari bir yiyecekti.

 

WhatsApp Image 2018-05-21 at 16.12.51 (3)

“Gerçekten çok büyüleyici bir şehir, her bir metrekaresinde tarih yatıyor…”

 

Erasmus süresince hangi ülkelere ve şehirlere gittiniz? Mutlaka gidilmesi gereken yerlerin nereler olduğunu düşünüyorsunuz? Gittiğiniz ülkelerde mutlaka tatmanız gereken lezzetlerin neler olduğunu düşünüyorsunuz?

 

Bulunduğum süre içerisinde okul biraz fazla yoğun olduğu ve genelde de akşamları dışarıda geçirdiğim için gezmek için fazla vakit bulamadım. Gezebilme fırsatı bulabildiğim şehirler; Warszawa, Toruń ve Malbork oldu.

WhatsApp Image 2018-05-14 at 14.32.09Okulun korosu ile birlikte Bratislava Cantat adlı yarışmaya gidebilme şansım oldu. Slovakya gerçekten şirin bir ülke, fiyatlar euro bazında bile olsa çok pahalı değil. Özellikle şarapları bir harika, mutlaka her yerde bulunan Şarap evlerine gidilip tadılmalı, 10 euroya bir şişe alınıp, gelemeyen yakın arkadaşlara götürülmeli. Slovakya dönüşü 1 saat mesafede olan Viyana’ya gittik.

Orada bir Öğleden sonra 6 saat geçirdik, koro şefi lehçe anlatarak tüm şehri bize gezdirdi.

Gerçekten çok büyüleyici bir şehir, her bir metrekaresinde tarih yatıyor, Gotik mimari yapılar özellikle görülmeli, tek kötü tarafı maalesef euro bazında çok pahalı olması, bir cafede viyana kahvesi denemek için 15 euro’yu gözden çıkarmanız gerekiyor.

 

 

Orada yaşadığınız zorluklar nelerdir? Zorlukları aşmak için neler yaptınız?

Zorluk pek yaşamadım diyebilirim. Fakat; Gitmeme 1,5 ay kala pasaportumu kaybetmem sonucu,  biraz tedirgin bir Warszawa yolcuğu yaşadım, geçici pasaport almak zorunda kalmam, az kalsın geri dönüş uçağımı kaçırmama neden oluyordu , neyse ki ucuz atlattım!  okulun verdiği kimlik belgesini göstermem ve memurlarla akıcı bir şekilde konuşabilmem sayesinde sorunsuz bir şekilde uçağıma son an da binebildim.

 

“Dönüş süreci benim için çok hüzünlüydü”

 

Dönüş sürecinde neler yaşadınız ve döndükten sonra neler yaşadınız?

 

Dönüş süreci benim için çok hüzünlüydü, marketten valizime sığdırabildiğim her şeyi aldım ve hüzünlü bir şekilde arkadaşlarımla vedalaştım. Döndükten sonra hayatım fazla depresifleşti. Kendime gelmem halen tam olarak düzelmedi.

 

Erasmusa gitmek size neler kazandırdı ve tekrar gitmek ister misiniz?

Erasmusa gitmek bana tahminlerimden çok daha fazlasını kazandırdı. Başka kültürler tanımak bana çok şey öğretti, başka mizah anlayışları edinmek de aynı şekilde… Bu liste bu şekilde bir tane kötü madde olmadan uzayıp gider. Hiç düşünmeden her sene bunu ölene kadar tekrarlamak isterdim, maalesef hakkımız tüm üniversite hayatı boyunca (yüksek lisans, doktora dahil) 12 ay.

 

Erasmus sürecini düşündüğünüzde keşke ve iyi ki dediğiniz noktalar nelerdir?

 

Keşke dediğim noktalar ; sanırım biraz daha fazla plan yapıp daha çok yer gezebilmek olurdu , iyi ki dediğim noktalar da neredeyse tüm erasmusu kapsıyor . 🙂

 

                 

WhatsApp Image 2018-05-21 at 16.12.49 (2)

 

Erasmusta unutamadığınız bir anınız var mı?

 

Unutamadığım bir çok anı var aslında, ama en çok hoşuma gidenlerin bir tanesi doğum günümdü, arkadaşlarım bitmeyen sürprizlerle bana unutulmaz bir doğum günü yaşatmıştı. Bu günden unutamadığım bir anıda sokakta tam 12 olduğunda şampanya patlatıp doğum günü şarkıları mırıldanırken bir an da tüm Old Town’da ki gençler yanımıza gelip bu şarkıya katılmışlardı.

 

 

Erasmusa gidecek öğrencilere tavsiyeleriniz nelerdir?

 

Tavsiyelerim, hibeyi hiç almayacakmış gibi düşünmeleri ve buna göre maddi hazırlık yapmaları, Polonya İstanbul’dan katbekat ucuz bir ülke . Bu yüzden kesinlikle hiç düşünmeden iki dönem boyunca gitmelerini tavsiye ediyorum.

Türkiye’ye döndüğünüzde en çok özlediğiniz şey neydi?

 

Okulda çalışma odalarında bulunan piyanoları çok özlemiştim. Türkiye’de sadece en önemli konser salonlarında bulunan piyanolardan katbekat daha iyi bir seviyedelerdi.

 

Proje hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?  Yararlı olacağını düşünüyor musunuz?

Gidecek olan arkadaşlar için önemli bir kaynak olacağını düşünüyorum. Ben de giderken çok araştırma yapmıştım. Ve bu konuda zorlanmıştım. Bu sitenin de önemli bir kaynak oluşturacağını düşünüyorum.

Ayşe ÇORUM ve Gözde ANIL olarak bize tecrübelerini aktardığı için Efe Eren KOCABIYIK’a teşekkür ederiz..

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir