Erdem Sevim-ALMANYA-Köln-Köln Unıversıty

Erdem Sevim-ALMANYA-Köln-Köln Unıversıty
Adı Soyadı: Erdem Sevim
Gittiği Ülke: Almanya
Gittiği Şehir: Köln
Gittiği Üniversite: Köln Üniversitesi
Türkiyedeki Üniversitesi: Marmara Üniversitesi
Gittiği Program Türü: Erasmus Öğrenim Hareketliliği
  • Kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

“ÖYP Programı kapsamında görev yapmaktayım..”

Adım Erdem Sevim. Marmara Üniversitesi Eğitim Bilimleri araştırma görevlisiyim. ÖYP programı kapsamında burda 5 yıldır görev yapmaktayım (Öğretim Elemanı Yetiştirme Programı).Burdaki lisansüstü eğitimimiz tamamlandıktan sonra esas kadromuzun bulunduğu üniversitelere geri dönmek durumundayız.

  • Erasmus’a gitmeye nasıl karar verdiniz? Bu süreçte neler yaşadınız?

Zaten erasmus programıyla ilgili bilgim vardı.Lisans döneminde gidememiştim ama kısa süreli yurt dışı eğitimi düşündüğümüzde Erasmus akla gelen ilk programlardan birtanesiydi. Hem erişimi kolay hem de kriterleri çok daha esnek. Örneğin yılda 50 bin civarında Türkiye genelinde yurtdışına giden öğrenci var Erasmus aracılığıyla.Dolayısıyla bilindik bir program. Aslında biz nasıl karar verdik bizden daha önce gidenler vardı lisansüstü (doktora) öğrencisi olarak .Bizde öyle bir karar aldık 4 arkadaş gidelim diye sonra başvuru sürecini başlattık.Ama daha çok oranın bize katacağı akademik katkıyı düşünerek böyle bir programı tercih ettik. Dediğim gibi diğer programlara göre Erasmusa erişim daha kolaydı tabiki.

köln-almanya-730x479

  • Maddi açıdan mı yoksa başka yönden mi erişim daha kolay?

“Verilen hibe ile geçinmeniz çok zor..”

Maddi açıdan Erasmus programının ciddi bir katkısı olmuyor.Aylık 400 euro gibi bir hibesi var ve barınma giderlerinizi karşıladıktan sonra fazla bir şey kalmıyor.Ek bir geliriniz,bursunuz veya birikmişiniz yoksa verilen hibe ile geçinmeniz çok zor.Bizim açımızdan başvuru ve çalıştığımız üniversite bünyesinde izin ile ilgili daha kısa ve basit bir süreç içeriyor olması ulaşılabilirliği daha kolaylaştıran bir özellik.

  • Erasmusa gideceğiniz okulu ve ülkeyi nasıl belirlediniz ? Ne kadar kaldınız?

Üniversitemizin  anlaşmalı olduğu okulların listesini veriyorlar bize 10 civarı seçeneğim vardı. Ülke olarak Almanya vardı Portekiz, Macaristan bir de Estonya vardı ve bunlara bağlı kentler vardı.Daha önce giden arkadaşlarımızın ve danışman hocamızın önerisi ile Almanya’yı tercih ettim.Almanya gelişmişlik,ekonomi açısından hem de üniversitelerinin akademik ve bilimsel niteliği sebebiyle önceliğimiz oldu.5.5 ay kaldım.

  • Erasmusa gitme sürecinde  neler yaşadınız (uçak bileti vize işlemleri ve kalacak yeri nasıl ayarladınız?)

“Vizesiz gidebiliyoruz..”

Başta söylediğim gibi biz ÖYP programı kapsamında burda araştırma görevlisi olarak bulunuyoruz. Dolayısıyla izin sürecinde komplike bir süreç başlıyor personel olduğumuz için. Aynı zamanda  biz burdaki bölüm başkanından dekandan en üst birimlerdeki kişilerden  izin alıyoruz. İzin talebimiz bizim kadromuzun bulunduğu üniversiteye gidiyor. Mesela benim kadrom Hakkari  Üniversitesi’nde. Kadromun bulunduğu üniversitenin de bana izin vermesi lazım. Öyle olunca izin süreci uzun sürüyor ve bürokratik süreç aslında ikiye katlanmış oluyor.

Tabi buna birde pasaport temini ekleniyor ama biz gri pasaportla yurtdışı eğitim programlarına vizesiz gidebiliyoruz. Mesela ben ve arkadaşlarım bu süreç uzadığı için iki kere biletimizi iptal etmek zorunda kaldık.Yaklaşık bir ay gecikmeli gitmek zorunda kaldık.

  • Giderken yanınıza neler götürdünüz? Keşke yanıma şunuda alsaydım dediğiniz bir şey oldu mu?

“Ne kadar az eşyayla gidilirse o kadar iyi.”

Yoktu. Çünkü baya bir hazırlıklı gittim, hava durumlarını takip ettim. Kıyafetler ve kitaplar her şey ile hazırlıklı gitmiştim. Şöyle bir önerim var genellikle hep hareket halinde olunduğundan özellikle ilk aşamada, ne kadar az eşyayla gidilirse o kadar iyi tek çanta gibi.

  • Gittiğiniz ülkede ilk andan itibaren neler yaşadınız? İlk uçaktan indiğiniz an neler hissettiniz?

İlk başta burdan internet paketi aldığımı düşünüyordum gitmeden evvel Türkiyedekilere haber vermek için uçaktan indim bindim gibi haberleri olsun diye. Burda kalacağım yerde belli değildi ne yurt ayarlamıştım ne oda. Çok gecikmiştim çünkü.Uçaktan indiğimde internet paketimin olmadığını farkettim. Soru sormak istediğim kişiler İngilizceye hakim değildi benim de Almancam kısıtlıydı. Gece üçte hostele varabildim. Taksicilerinde Türk çıkması benim için avantaj oldu.Adres konusunda yardımcı oldular.

  • Okula başlama sürecinde neler yaşadınız?

“Doktora öğrencisi olarak gittiğimizden devam zorunluluğu yoktu.”

İlk başta ki dezavantajımız şuydu beraber gittiğimiz arkadaşların da yaşadığı sıkıntı normalde Mart ayının 20 si gibi başlıyordu erasmus öğrencilerinin gelmesi kayıt yapılması danışmanların bilgi vermesi  gibi işler biz 1 ay sonra gidince her şey bitmişti. Tüm o rehberlik hizmetleri , danışmanlık hizmetleri dükkanı kapatmışlar gibi bir şey. Lisans öğrencisi olarak gitmediğimizden doktora öğrencisi olarak gittiğimizden devam zorunluluğu yoktu.Tez aşamasında olduğumdan sadece tez çalışmalarım için danışman ataması yapılması gerekmekteydi.1 ay gibi gecikmeli gidişim bu noktada bilgilendirme ve ilk uyum süreci açısından biraz sorunlara sebep oldu.Ders seçiminde şöyle bir avantaj vardı benim gittiğim üniversite Köln kentinde Köln Üniversitesi’ydi. Köln üniversitesi’nin merkezi programı vardı.KLIPS2.0 diye. Marmara Bys’nin daha gelişmiş hali gibi düşünün.Bu program aracılığı ile kayıtlanabileceğin dersleri görebiliyor ve sistem üzerinde kayıtlanabiliyorsun.Ama dediğim gibi,tez aşamasında olduğumdan benim ders seçme gibi bir zorunluluğum yoktu,tez çalışması dönemlik 30 krediye karşılık geliyordu zaten.

köln

 

  • Uyum sağlama sürecinde neler yaşadınız? Oradaki insanların size yaklaşımı nasıl oldu?

Uyum sağlama konusunda şöyle bir farklılık oluyor lisans öğrencisiyle bizim aramızda. Eğer yirmili yaşlarda gitseydim uyum süreci daha farklı olabilirdi.. 31 yaşındayım yurt dışı tecrübem var yine uyum becerisi ile alakalı belli bir yaşam tecrübem var,bunlar uyum sağlama açısından kolaylaştırıcı oldu.. Yine tabi ki yeni bir kültür, farklı bir sistem, farklı bir dil konuşuluyor ve kalacak bir yer ayarlaman lazım.Kendi rutinini oluşturman lazım. O konuda biraz zorluk çektim ama erken adapte olabildim. Zaten Türk nüfusu ağırlıklı olduğundan çok zorluk çekmiyorsun.

  • Hibe ne zaman yatıyor? Her ay yatıyor muydu? Aldığınız hibe ihtiyaçlarınızı karşıladı mı?Para transferini nasıl gerçekleştirdiniz?Yeni bir banka hesabı açtınız mı?

“Swift aracılığı ile kolayca para transferlerini gerçekleştiriyordum..”

Hibe hemen yatmıyor. İlk etapta toplam hibenin belirli bir yüzdesi veriliyor. Bize ilk etapta 1000 Euro vermişlerdi. Burada  bir banka hesabı açıyorsunuz Halk Bank’da. Bu yüzden başvuru sürecini erken halletmek lazım.Biz Erasmus’da  gerekli evrakları götürürken de gecikmiştik. Bu yüzden Erasmus hesabımıza para daha geç yattı.İlk etapta 1000 euro yattı  dönüşte 1000 Euro gibi bir para yattı.ihtiyaçları karşılama açısından aylık hibe miktarı 400 euro ve  yurda aylık 340 euro kira veriyordum.Buradaki maaşımız yattığı halde zorlandığımız oluyordu.Yurt dışına gittiğinizde  orada hesap açtığınızda daha kolay oluyor. Benim bir Alman bankasında hesabım vardı, Türkiyedeki hesabımdan swift aracılığı ile kolayca para transferlerini gerçekleştiriyordum.

  • Gittiğiniz okulun kendi öğrencileriyle sizin teknik ve sosyal imkanlarınız aynı mıydı?

“Herkes çok rahat..”

Bir kere orada ki üniversite de kendinizi rahat hissediyorsunuz. Gittiğiniz anda bariz fark ortaya çıkıyor herkes çok rahat.Hani hiç burada ki gibi turnike göremezsiniz.Burada Marmara Üniversitesi’ne girerken güvenlik personeli çok fazla  içeride 24 saat polis var. Orada kampüs büyük bir alana yayılmış ve hiçbir şekilde  duvarla veya tel örgüyle çevrilmemiş.Herkes orada rahat bir şekilde girip çıkabiliyor.Psikolojik bir rahatlık sağlıyor.Gerçi biz burada çok fazla kanıksadığımız için farkına varamıyoruz ama direkt gidip oradaki bir üniversiteyi görünce diyoruz ki psikolojik atmosfer ve fiziksel ortam açısından  bayağı bir fark varmış. Sonra inanılmaz bir internet ağı var güçlü, hızlı.Kütüphaneleri çok iyi.Birden fazla kullanabileceğin bölümlerin kütüphaneleri de var merkez kütüphaneleri de var.Sosyal imkan açısından,kulüp faaliyetlerin çok daha fazla önemsendiğinin teşvik edildiğini fark ettim,bütünsel açıdan çok daha aktif özelliği vardı.

  • Gitmeden önce hangi seviyede dil bilgisine sahiptiniz?Gittiğiniz ülkenin yabancı dile katkısı oldu mu? Yeni bir dil öğrendiniz mi?

“Almanca için belediyenin kursları var.”

İngilizce seviyemize güvenerek gitmiştik ama sokakta İngilizce’yi fazla kullanamıyorsunuz. Tabiki sonrasında 1 ay bir oda kiraladım, kaldığım evin sahibi İranlıydı onunla İngilizce konuşuyordum. Yurda gittiğimde 4 kişiydik herkesin kendi odası vardı ama ortak kullanım alanları vardı orada İngilizce konuşuyorduk. Tabiki İngilizce’yi mecbur kullanmamız gerekiyordu bu yüzden pratiğimiz arttı diyebiliriz. En azından konuşma becerimiz.Almanca için ise belediyenin kursları var. Ben bir ay yoğunlaştırılmış kurslara gittim.Ciddi katkısı oldu. Almancamı A2 seviyesine getirebildim. Derdinizi anlatacak kadar Almanca 1 ay gibi kısa zamanda öğrenebiliyorsunuz.

  • Orada aldığınız dersler kendi üniversitenizde sayıldı mı? Dönem kaybı yaşadınız mı?

Kredi zorunluluğumuz yoktu. O yüzden ben de kendi ilgimden dolayı üç tane İngilizce ders aldım. Zaten bizim tez çalışması 30 kredimizi karşılıyordu.O yüzden ekstra bir ders alma zorunluluğumuz olmadı.

  • Hocaların dil seviyesi nasıldı?Dersler İngilizce mi? Dersleri anlamada  problem yaşadınız mı?

“Ders almadım.”

Tez aşamasında bulunduğum için ders almadım. Tez danışmanım vardı bir sıkıntı yaşamadım.

  • Gittiğiniz üniversite ile kendi  üniversitenizin eğitimini karşılaştırır mısınız?Zorluk derecesi nasıl?

Orada benim ilgimi çeken şu oldu mesela bizde dönem bittiğinde paldır küldür hemen diğer döneme başlıyoruz.Orada şöyle oluyor yaz ayları yaz tatilleri daha kısa.

  • Şehir içi ulaşım olanakları nasıl?Otobüse, trene, tramvaya binerken neler gerekiyor?Bilet veya kart nasıl alınıyor?

“İnanılmaz bir ulaşım ağı var.”

Biz ordaki üniversiteye kayıt olduğumuzda dönem harcını yatırdık. 300 Euro yatırdık. O parayı yatırdığınızda size bir kart veriyorlar öğrenci kartı. O öğrenci kartı tüm eyalet içerisinde ücretsiz ulaşım hakkı tanıyor size.Sonrasında hafta sonları bir misafiriniz sizin o ücretsiz ulaşım hakkınızdan yararlanabiliyor. Hafta içi 7 den sonra misafiriniz sizinle birlikte ücretsiz ulaşım hakkından faydalanabiliyor. Ulaşım anlamında  çok rahattık. İnanılmaz bir ulaşım ağı var. Sadece otobüs değil raylı sistem, tramvay ,metro her yere çok rahat bir şekilde ulaşabiliyorduk. Hiçbir yerde turnike yok kart basıp geçmiyorsun belli bir düzende bilet kontrolü falan yapılıyor.Bir durakta 2 tane görevli oluyor onlar bütün bir treni tarayabildiği kadar tarıyorlar, bilet kontrolü yapıyorlar. Biletli misin değil misin?Ama eğer biletsizsen direkt 60 euro cezayı kesiyorlar.

  • Gittiğiniz ülkede eğlence ortamı nasıldı? Gece hayatı, festivaller nasıldı?

“İki tane önemli festival var.”

Büyük festivallere denk gelmedik. Köln kentinde iki tane önemli festival var. Biri Şubat’da oluyormuş diğeri de Ekim ayında . Biz Nisan da gittik Ekim de geri döndük. Yetişemedik ama irili ufaklı eğlenceler oluyordu. Büyük festivallere yetişemedim.

Yemekler nasıldı? Bizim ülke lezzetlerine uygun mekanlar var mıydı? İlk hafta neler yaşadınız? Gittiğiniz ülkede en sevdiğiniz yemek hangisiydi?

“Yemekler kötüydü..”

Yemekler kötüydü. Üniversitenin yemekhanesinde seçenekler mevcuttu ancak lezzet açısından damak tadıma uymadı.Şehir içindeki Türk lokantalarına gittiğinizde de buradaki lezzetten çok uzaktı. Bu sebeple dışarıda yemektense kendi malzememi alıp kendi yemeğimi yapıyordum.

  • Erasmus süresince bulunduğunuz ülkenin hangi şehirlerine gittiniz?

Almanya da kaldığım eyaletteki bir çok kente gittim. Düsseldorf, Essen, Müster. Hepsine gittim bedavaydı çünkü .Polonya’ya gittim. Belçika’ya, Fransa’ya, Paris’e, Barcelona’ya, İtalya’ya, Venedik Roma. Erasmus’un bence  en faydalı kısımlarından biride buydu. Akademik katkısı bir tarafa  gezme imkanı, yeni kültür tanıma, yeni insanlarla arkadaşlık kurma.

  • Oradaki yaşadığınız zorluklar nelerdi? Zorlukları aşmak için neler yaptınız?

“Yurt ve kalacak yer sıkıntısı.”

Kalacak yer ciddi anlamda sıkıntılıydı.Ben buradan belli bir hazırlık yapmadan gittim. Orada da çok ciddi bir destek alamadım.Orada bir uygulama var burdan oraya gittiğinde orada ki bir tane gönüllü öğrenciyle sizi eşleştiriyorlar. O öğrenci de size yardımcı olmaya çalışıyor. Kalacak yer noktasında, ders konusunda. Bu gibi konularda size rehberlik ediyor.Mesela benim bir arkadaşıma bu uygulama çok yardımcı olmuştu. Evini bulmuştu, ders noktasında çok yardımcı olmuştu.Ama benim için en büyük sıkıntı yurt ve kalacak yer sıkıntısıydı. Önceden başvurmak gerekiyormuş ama ben unutmuşum. Tabi ki erasmus öğrencilerine öncelik tanınıyordu ama önceden bir başvuru yapmak gerekiyormuş.İş güç yoğunluğundan unutmuştum ben. Şansım yaver gitti.

  • Dönüş sürecinde neler yaşadınız? Döndükten sonra neler yaşadınız?

“Kaçak kalmış görünüyorsunuz dedi..”

Dönüş sürecinde biz gri pasaportla gittiğimiz için bizi emniyet personeli yanlış bilgilendirdi.1 yıllık gri pasaport verdi bize. Gri pasaport da  en fazla 90 güne kadar giriş çıkış yapmadan yurt dışında kalabiliyorsun.90 günün dolmadan en az bir kere ülkeye giriş çıkış yapman gerekiyor ki yine vizesiz kalma hakkın orda devam etsin.Biz bunu dönüşte öğrendik. Ve inanılmaz bir sıra var , uçak kalkmak üzere en son bana bir şekilde sıra geldiğinde görevli bana fazla kaldığımı ve kaçak kaldığımı söyledi.Ben de erasmus biliglerimi gösterdim. Bana en az bir kere ülkeye giriş çıkış yapmam gerektiğini söyledi.2,5 ay burda kaçak kalmış gözüküyorsunuz dedi. Ama öğrencisiniz durumunuz belli o yüzden işlem yapmak istemiyorum dedi.Aynı sıkıntıyı aynı bölümde araştırma görevlisi olan bir arkadaşımız var o da yaşadı öyle bir sıkıntı oldu girerken pasaporttan dolayı.Ve onun haricinde ordaki özlemin burda giderilmesi gibi bir sevinç var. Aileni görüyorsun uzun bir aradan sonra arkadaşlarını görüyorsun o yüzden keyifli oldu. Tabi 2 gün sürüyor. 2 gün sonra Almanya’yı özlemeye başlıyorsunuz.

  • Peki  erasmusa gitmek size neler kazandırdı? tekrar gitmek ister misiniz?

“Dil yönünden olumlu katkıları oldu.”

Dediğim gibi oraya lisans öğrencisiyken gitmiş olsaydım bana katacağı çok daha fazla şey olurdu.Etkisi daha fazla olurdu. Ama ben çok defa yurt dışında bulunmuştum.Oraya turistik olarak gidiyordum ama yaşamaya gidince  çok daha farklı bir şey oldu. Yepyeni bir sistem ayak uydurman lazım.Dolayısıyla bu senin aynı zamanda uyum becerini de geliştiren bir şey. Bir de problem çözme becerinizi de geliştiren bir şey böyle katkısı olmuştur yoksa akademik olarak katkısının yeri ayrı. Hocayla görüştüğümüzde bana kattığı şeyler. Sonra kütüphanelerinden yararlandım kaynaklar vs. birde dil becerisi yönüyle olumlu katkısı olmuştur.

  • Sizce oradaki düzen mi yoksa buradaki  düzen mi?

Ben orda sıkılırdım.Bir zaman sonra sıkmaya başlıyor.Yok o kadarda değil yani çünkü ordaki kurallar çok sıkı trafik olsun, çevre düzeni olsun her şey düzen ve disiplin içerisinde.

  • Erasmus sürecini düşündüğünüzde keşke ve iyi ki dediğiniz noktalar nelerdir?

“İyi ki Erasmus’a gitmişim.”

En basitinden iyi ki Erasmus’a gitmişim. Hatta imkanım olsaydı 6 ay daha kalmak isterdim. Keşke öyle bir imkanım olsaydı.Çünkü tam yeni öğrenmiştim tam yeni ortam oluşturmaya başlamıştım. Kalacak yerim de güzeldi. Dilde öğrenmeye başlamıştım derken tam yarıda kesilmiş gibi oldu.Keşke 6 ay daha uzatabilseydim .

  • Erasmusta unutamadığınız bir anınız var mı?

Biz burdan beraber gittiğimiz arkadaşlarla İtalya turu yapmıştık. İtalya Venedik’de kaldığımız çiftlik evinden kanalların olduğu yere gidecektik. Asıl Venedik olarak bildiğimiz yere gidecektik ama biz havaalanından gelirken bilet almıştık ama arkadaşlar bizden sonra geldiği için bilet alacak yeri bulamamıştı .2 kişinin bileti vardı 2 kişinin bileti yoktu öyle kaldı. Bir yerden alırız diye düşündük Venedik çok daha turistik bir yer olduğu için görevliler çok daha katıydı .Venedik’e girerken uzun bir yol var. Yaklaşık 2- 3 kilometre öyle sürüyor. Orada bize 60’ar euro ceza kestiler sonra o uzun yolda muhabbetler konuşmalar oldu sonra baya gülmüştük ama sonrasında ne oldu kanalların olduğu yerde adalar vardı oraya bağlı gitse kmi gitmesek mi kişi başı 20 euro fazla zamanımız yok ama bir yandan gitmek istiyoruz. Tam o sırada bir Japon grup geldi bizim zamanımız kalmadı günlük biletimiz var adalar ziyareti için gitmek ister misiniz dediler biz de kabul ettik. Hepimize bilet verdiler.Gezme fırsatımız oldu.

Murano-Adası-2-640x361

 

  • Erasmus’a gidecek öğrencilere tavsiyeleriniz neler ?

“Tam zamanında gitsinler..”

Ekonomik açıdan tavsiyem öncesinde para biriktirebiliyorsa biriktirmeleri veya sağdan soldan toplasınlar. Orada zaten kısa süre kalacaklar pek de ekonomiyi dert etmesinler.Rahat gezebilsinler sadece gittiği ülkeyi değil diğer ülkeleri de rahatça gezebilsinler.Zaten öğenciler genellikle en ucuz yemek nerede, en ucuz ulaşım nerede gibi şeyleri 2 günde öğrenebiliyorlar. Otobüs yolculuğu mesela çok ucuz.Sonrasında tam zamanında gitsinler takvim de ne zaman başlıyorsa orada olsunlar  ve ilk süreçteki Erasmus etkinliklerini kaçırmamalarını tavsiye ederim. Esas kaynaşmalar, birliktelikler orada başlıyor. Sonra büyük ihtimal üniversitelerin kendi Erasmus ekipleri oluyor organizasyonlar düzenliyorlar belli cafeler veya barlar. Orada mesela bira 3 euro ise ordakilere 1 euro. Böyle etkinliklere katılsınlar.

 

  • Türkiye’ye döndüğünüzde en çok özlediğiniz şeyler nelerdi?

Yemekler ve arkadaşlar.

  • Proje hakkında düşünceleriniz nelerdir? Yararlı olacağını düşünüyor musunuz?

Erasmus programına Türkiye 2003 yılından itibaren dahil olmuş. yaklaşık olarak herhalde yarım milyondan fazla öğrenci bu program  dolayısıyla Avrupa’da bulunmuş. Bu devasa  bir rakam. Kültürel kaynaşma bakımından, bazı ön yargıların aşılması açısından, yeni bilgi ve becerilerin kazanılması açısından. Yani yarım milyon insanın böyle bir tecrübe edinmesi bence kişiler için de üniversiteler için de  ülke için de büyük bir avantaj. Ama sanki son yıllarda Erasmus Hareketliliği tek taraflı oluyormuş gibi oluyor.Çünkü Avrupa’dan Türkiye’ye gelen Erasmus öğrencisi çok az.Biraz da bunun gelişmesi için adımlar atılması gerek.

“Neslihan Rıdvanoğulları ve Fatoş Memiş olarak bize tecrübelerini aktardığı için Erdem SEVİM’e teşekkür ederiz..”

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir