Şükran Oğuz – MACARİSTAN- Budapeşte – Budapest University of Technology and Economics(BME)

Şükran Oğuz – MACARİSTAN- Budapeşte – Budapest University of Technology and Economics(BME)
Adı Soyad: Şükran Oğuz
Gittiği Ülke: Macaristan
Gittiği Şehir: Budapeşte
Gittiği Üniversite: Budapest University of Technology and Economics(BME)
Türkiyedeki Üniversitesi: Marmara Üniversitesi
Gittiği Program Türü: Erasmus Öğrenim Hareketliliği

 

1-Kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

İsmim Şükran Oğuz. Marmara Üniversitesinde Matematik Öğretmenliği okuyorum.4. sınıfım. İstanbulluyum, ailemle yaşıyorum. Gezmeyi seviyorum . Kendimi gezmekle ödüllendiriyorum. Benden önce ablam da Erasmus’a gitti, onun sayesinde zor olmadığını gördüm. Erkek kardeşimde Lisedeyken Erasmus+ projesiyle 1 haftalığına gitmişti.


2-Erasmus’a gitmeye nasıl karar verdiniz? Bu süreçte neler yaşadınız?

Aslında Erasmus’a ben çok ani kararla gittim. Daha önce ablamla konuştuğumda bana mutlaka gitmelisin diyordu benim düşünceme göre öğretmenlik için o kadar gerekli değildi çünkü bölümüm zaten Türkçe eğitim veriyor. Ablam Turizm otelcilik okuyordu ve Erasmus’a gitmesi ona bir katkı sağladı. Benim açımdan ise; Erasmus’a gitmem İngilizcemi geliştirmem için ekstra bir katkı sağladı ama bölümüm için bir katkısı olmadı belki ileride akademik yaşantımda bu etkiyi daha çok sezebilirim.Sonra sınıftan bir arkadaşımla sınavları takip ettik.Son gün sınav başvurusu yaptık son dakika sınava girdik ve sonuçlar açıklandı ortalamayı geçmişiz. Gider miyiz gitmez miyiz  hocaların peşinden koşma telaşı başladı.

WhatsApp Image 2018-05-26 at 15.29.27

3-Erasmus’a gideceğiniz ülkeyi ve okulu nasıl belirlediniz  ve ne kadar kaldınız?

“Orada 5 ay kaldım.”

Bu konuda her bölümün kendine göre anlaşması oluyor.Mesela matematik öğretmenliğinin anlaşması yoktu.Matematik bölümü öğrencisi olarak gittik.Matematik bölümünün anlaştığı yerlerde Budapeşte, Litvanya da Vilnius ve birçok üniversite vardı.Biz de aralarında değerlendirme yaptık en mantıklısı Budapeşte geldi ve tercihlerimizi ona göre sıraladık.Tercihler Ösym tercihlerine benziyor biraz en çok istediğin üniversite ve kaç dönem olduğunu yazarak hazırladığın bir tercih listesi yapıyorsun.Onlar seni kabul edip etmediklerine dair Erasmus koordinatörlüğüne  mail atıyorlar yani kabul mektubu gönderiyorlar.Orada 5 ay kaldım.

4-Erasmus’a gitme sürecinde neler yaşadınız?

Ben 9 Eylül de gittim.Pasaportumu Ağustosun sonunda çıkarttım.Vizeme yaklaşık 4 gün kala karar verdim. Bu sebeple uçak biletimi erkenden alamadım.Bu biraz maddi açıdan sorun oldu.Oraya gittiğimde hostel tuttum ve hostelde kaldım o sırada ev araştırdım orada olan Türklerle konuştum birkaç arkadaş edindim.Ben de arkadaşlarımın önerdiği sitelerden ev tuttum.

5-Giderken yanınızda neler götürdünüz?

Pasaportum vizem bunlar sürekli yanımda bulunuyordu.Onun haricinde eve koymalık şeyler,kozmetik ürünler,ufak şampuanlar,2 tane kalın hırka,sweat tshirt,tayt,pantolon,1 tane şık ayakkabı, 2 tane spor ayakkabı.Yani  genellikle yanıma spor şeyler aldım.Bunlar yeterliydi.

6-Gittiğiniz ülkede ilk anda neler yaşadınız?

İlk defa yurt dışına çıktım onunda bir heyecanı vardı.Uçaktan indim; otobüsle şehir merkezine ulaşmak çok kolay diye bir yazı okuduysam da korktum ve taksiye binmeye karar verdim.Zaten uçaktan indiğimde siyahi bir adamla karşılaştım ve onunla konuşup onunla beraber taksiye bindik ve merkeze giden taksinin parasını da bölüştük.Gitmeden o şehrin para birimini çevirmek çok daha kolay olurdu.Ben gittiğimde parayı euroya  çevirmiştim parayı oraya gittiğimde de forinte çevirecektim parayı ama çeviremedim bu sebeple kur farkından 2 kere etkilenmiş oldum.

 7-Okula  alışma sürecinde neler yaşadınız?

Okul ve ders işlemlerini gitmeden önce Erasmus ofisle hallediyorsun.Öncesinde ders seçimini yapıyorsun,ders seçimin onaylanıyor ve bu dersleri alacağını bilerek gidiyorsun.Gittiğinde bir aksilik olduğunda eğitim ve öğretim  esnasında  dersleri  değiştirebiliyorsun.En son Erasmus Ofise geldiğinde derslerin son halini vermek zorundasın diyelim ki yapamadın yani kredini tamamlayamadın o zaman gidemiyorsun eğitim ve öğretim yılını bekleyip o esnada yapabiliyorsun.Hoca seçimleri ise yoktu her dersle ilgili  tek bir hoca vardı.

8-Uyum sağlama sürecinde neler yaşadınız?

Genel olarak uyum sağlama sürecim iyiydi.Herkes  Erasmus öğrencisi olduğu için tam bir öğrencilik hayatıydı,tek fark ; sürekli farklı ülkelerden yeni birilerini tanıyordum.Partilerde bile yeni insanlarla tanışıyorsun, herkesle konuşabiliyorsun.Herkes yeni insanlar ve kültürler tanıma heyecanında olduğu için uyum sağlama süreci herkes için eşdeğerdi. Okulun oryantasyon programları da bu konuda çok etkiliydi.

Screenshot_2017-01-07-00-38-10

9-Hibe ne zaman yatıyor, her ay yatıyor mu? Aldığınız hibe ihtiyaçlarınızı karşıladı mı? Para transferini nasıl gerçekleştirdiniz? Yeni bir banka hesabı açtınız mı?

“Hibe her ay yatmıyor.”

Hibe 4.ayda toplu olarak yattı ,her ay yatmıyor. Kendi paramla idare ettim, ailem yardım etti. Hibe ortalama olarak yetti ama ay ay yatarsa daha kolay yeter. Gitmeden önce halk bankasından hesap açmamı ve hesabın aileden biriyle ortak olmasını istediler. Çünkü sen yurt dışındayken  hesapta birinin İşlem yapabilmesi  gerekiyor. Ben de babamla açtırmıştım.

10-Gittiğiniz Üniversitenin kendi öğrencileriyle, sizin sahip olduğunuz  teknik ve sosyal imkanlar aynı mıydı?

Genel olarak aynıydı.

11-Gitmeden önce hangi seviyede dil bilgisine sahiptiniz? Gittiğiniz ülkenin yabancı dile katkısı oldu mu ve yeni bir dil öğrendiniz mi?

Kesinlikle İgilizcem çok güzel bir gelişme gösterdi. Gitmeden önce pre-intermediate seviyesindeyken dönerken upper intermediate seviyesindeydi. Onun haricinde ev arkadaşlarımdan, okuldaki arkadaşlardan 10-12 kelime Macarca öğrendim.Aynı zamanda her kültürü tanıdıkça onlardan birer ikişer her dile dair bir şeyler öğrendim.

12-Oradan aldığınız dersler kendi üniversitenizde sayıldı mı? Dönem kaybı yaşadınız mı?

Dönem kaybı yaşamadım sadece 2-3 ders daha almam gerekiyordu  onları da aldım bu dönem.

13-Hocaların dil seviyesi nasıldı? Dersler İngilizce mi? Dersleri anlamada problem yaşadınız mı?

Dersler İngilizceydi biraz problem yaşadım ama sonra yavaş yavaş çözüldü. Hocaların dil seviyesi gayet iyiydi. Hepsi İngilizceyi ana dili gibi konuşabiliyordu.

14-Gittiğiniz Üniversite ile kendi Üniversite eğitimini karşılaştırır mısınız? Üniversitenin zorluk derecesi nasıldı?

Yaklaşık olarak aynıydı ama bazı farklar vardı tabi. Orada 2 vize 1 final sınavı yapılıyordu. Yani hocanın amacı öğrenci öğrenmiş mi öğrenmemiş mi onu ölçmekti. Biraz zorlasa da gayet güzeldi. Bir de oradaki üniversitede oryantasyon haftasında her şeyi veriyorlardı ve öğrenci işleri bizim Üniversiteye göre daha iyi işliyordu.

15-Şehir içi ulaşım olağanı nasıl ?

“Orada Ulaşım çok kolaydı.”

Oradayken aylık kart vardı. Bu aylık kart 4 bin forintti sanırım. Yaklaşık 50-55 tl ye denk geliyor. İstediğin toplu taşıma aracında 1 ay kullanabiliyorsun. Budapeşte benim evim okuluma çok yakındı.10 dakika da gidebiliyordum. Burada Bahçelievler’de oturuyorum okulum Göztepe’de yaklaşık bir buçuk saat sürüyor. Orda ulaşım çok kolaydı. Budapeşte de herhangi bir köşesinden diğerine gitmek en fazla 45 dakika sürüyordu.  Ama  öğrenci kartına dair şöyle bir şartın vardı; kartı aldığın zaman senin olduğunu anlamalarına dair üstünde sürekli öğrenci belgesi taşıman gerekiyor.2 tane farklı öğrenci belgesi var 1 tanesi normal öğrenci belgesi diğeri 3 ayda bir yenilenmesi gereken öğrenci belgesi. Ben bir defasında yanımda diğer öğrenci belgesini taşımıştım. Her durakta kontrolcüler oluyor.8 bin forint ceza yemiştim yaklaşık 100 lira ya denk geliyor.

16-Gittiğiniz ülkede eğlence ortamı nasıldı?

Mükemmeldi. Her şey çok güzel düzenlenmişti. ESN(Erasmus student network) diye erasmus öğrencilerinin uyum sağlamasına dair  kullandığı bir ağ vardı. Bu ESN çok düzenli çalışırdı her Çarşamba’ları pub evening yapıyordu ve şehirdeki farklı publara götürüyordu (Budapeşte pubları ünlüdür). Sürekli etkinlikler düzenleniyordu. Bunların arasında gezi etkinlikleri piknik etkinlikleri de dahildi.

17-Yemekler nasıl ,bizim ülke lezzetlerine uygun mekanlar var mı? İlk hafta neler yaşadınız? Gittiğiniz ülkede en sevdiğiniz yemek hangisiydi?

“Türk yemeklerini orada bulmak çok kolaydı.”

Budapeşte çok fazla Türk restoranları vardı. Evimin köşesinde Ayasofya Turkish restoran vardı.Dönerleri farklıydı ismini gross koymuşlar ve biraz soslu yapıyorlardı  ama çok daha güzel oluyordu. Türk yemeklerini orada bulmak çok kolaydı. Genellikle sahipleri de Türk’tü. Şey dersin ya “AA Ahmet dayı naber ?”şeklinde öyle girdiğim yerlerde çok oldu. Macar yemekleri tuhaftı. Mesela turşuları tatlı bu beni üzmüştü istediğim turşuyu bulamıyordum. Domuz eti tüketen bir ülkeydi gittiğim yerlerde buna çok dikkat ettim. Genelde güvenemediğim için ben yaptım. Orada sevdiğim yemek Lángos hamur kızartmasına benziyor. Tatlı olarak Kürtőskalács;

18-Erasmus sürecinde bulunduğunuz ülkede hangi şehirlere gittiniz?

Budapeşte-Macaristan, Debrecen -Macaristan,

19-Erasmus sürecinde hangi ülkelere ve şehirlere gittiniz? Mutlaka gidilmesi gereken yerlerin nereler olduğunu düşünüyorsunuz? Gittiğiniz ülkelerde mutlaka tatmanız gereken lezzetlerin neler olduğunu düşünüyorsunuz?

 

IMG_20170202_191432

7 ülke 9 şehirlere kapattım erasmus hayatımı. Bunlar:

Budapeşte-Macaristan, Debrecen -Macaristan, Berlin- Almanya,İtalya-Milano, Krakow-Polonya,Brno-Çek Cumhuriyeti,Prag -Çek Cumhuriyeti,Viyana-Avusturya, Bratislava-Slovakya. Ulaşım çok kolaydı.Kampanyalı biletler oluyordu.Örneğin Berlin’e gidiş geliş 90 tl ye gittim.

Budapeşte kesinlikle. Ama hepsine farklı farklı özellikleriyle gidilip görülmesi gerekiyor. Çek Cumhuriyeti,Prag aşırı bunalım yeriydi ama mükemmel bir yerdi.Manzarası çok güzel ama şehir ama kar yağışının en yoğun zamanında gittiğimizden ötürü biraz kasvetli geldi.Yazın gitsem belki aynı etkiyi yaratmaz.Ama mükemmeldi.Her yeri tarih kokuyordu Prag’ın. Milano da bir tane yapı vardı.Duomo di Milano diye bir yer .Bu güne kadar gördüğüm en ilgi çekici yapıydı.Gotik yapımdı. Berlindeyken  Alexanderplatz gezdik. Döndüğümde Einstein’ın  bir belgeseli vardı. Onu seyrettiğimde Berlin de o geçtiğim sokakları gördüğümde “AA ben buralardan geçtim” falan dedim. Çok güzel şeyler hatırlıyorsun. Hepsi farklı farklı özellikleriyle görülebilecek yerler. Ama ben en iyisi olarak Budapeşte diyorum. Çünkü Osmanlıda varmış her türlü eğlenilecek bir yer. Genelde ben alkol tükettiğim için oranın alkollerini denedim. İtalya da makarna yedim. Genel olarak bütün kulaktan duyma şeyleri yedim. Şurada şu yenir burada bu yenir gibi.

 

20-Orada yaşadığınız zorluklar nelerdir? Zorlukları aşmak için neler yaptınız?

“Dil konusunda gerçekten endişe duyulmaması gerekiyor.”

Dil konusunda pek sıkıntı çekmedim.O biraz sosyallik alakalı.Başlarda şöyle bir şey düşünüyorsun okullarda gramer ve kelime bilgisi üzerine kurulu bir İngilizce öğretimi var.Mesela evde musluk bozuldu ev arkadaşına söyleyeceksin senin yaptığın şey google dan musluğun ingilizcesini öğreniyorsun.Ama zaman geçtikçe böyle bir sorunla karşılaştırğında onu tanımlamayı tercih ediyorsun. Musluk bozuldu demek yerine “There is someting  in the kitchen .You know you turn on it and water comes from there. Its broken 🙁 yani  “Mutfakta hani bir şey varya açıyorsun kapatıyorsun su geliyor işte o bozuldu”. Kelime kelime bulmaya gerek kalmıyor tarif etmeye başlıyorsun.Ve bu bana çok fazla kolaylık getirdi.O zorluklarda neydi bozulmak neydi bunları cümlede nasıl kullanılır ama zaman geçtikçe farklı şekilde söylemeye zamanla aşılabilecek zorluklar oluyor.Dil konusunda gerçekten endişe duyulmaması gerekiyor.

21-Dönüş sürecinde neler yaşadınız ve döndükten sonra neler yaşadınız?

“Oranın değerini bilerek geri döndüm.”

Çok zorlandım döndükten sonra gerçekten çünkü dönüş sürecinde oradayken tanıştığım arkadaşım vefat etti ve tanıdığım ilk erasmus arkadaşımdı. İlk kez onunla konuştum ilk kez onun sayesinde birileriyle tanışmıştım.Buraya gelmeden önce haberi aldım.Berlindeydim ve kötü anım var oraya dair.Ve bir arkadaşım aradı ve dedi ki Mikeal ölmüş. Fransızdı çocuk. Ne yapacağımı bilmiyordum.Hayatımda da ilk defa bir insanı kaybetmiştim.Buraya dönmemin asıl sebeplerinden biri normalde  2 dönem kalacaktım  ama o arkadaşım vefat edince bende kaybetme korkusu oldu.Ya aileme bir şey olursa falan.Arkadaşım kan kanseriydi.Döndükten sonra bu sefer keşke dönmeseydim oldum.Çünkü şöyle düşünün aynı acıyı ben burada da yaşayabilirdim.Sadece orada ben uzakta olduğum için biraz beni bu kadar çok etkiledi.Hatta onun üzerine biraz psikoloji tedavi aldım.Çünkü kaybetme korkusunu çok aşırı derecede yaşadım .Ama buna rağmen oradayken son zamanlarımı iyi değerlendirdim. Gezilerimin çoğunu son zamanlarda oldu. Ve oranın değerini bilerek geri döndüm. Geri döndükten sonra çok şey yaşadım. Mesela buradaki ulaşım bana her gün keşke dönmeseydim keşke 1 dönem daha orada kalsaydım dedirtti.5 ay kaldım.Döndükten sonra keşke kalabildiğim kadar kalabilseydim dedim.Ve şuan ki aklım olsaydı 1 sene net kalırdım.Çünkü yaşam koşulları çok iyi. Bu örnek gerçekten orda yaşanabilecek ender bir örnek belki sadece ben bunu yaşadım ama bunun bile hayatıma çok büyük katkısı oldu.

22-Erasmusa gitmek size neler kazandırdı ve tekrar gitmek ister misiniz?

“Çok güzel insanlar tanıdım.”

Evet evet tekrar gitmek isterim. Hatta ben bölümümde yüksek lisans yapmayı düşünüyorum. O dönemde yine gitmek istiyorum.Bana çok güzel arkadaşlıklar kazandırdı.Her ülkeden bir arkadaşım var çok güzel insanlar tanıdım.Ev arkadaşım benim için kardeş gibiydi.Ben hastalandım çok ağır öksürüyordum.Macar kız boynumu kapatıyordu,üzerimi örtüyordu.Akşama sana çorba yapacağım diyordu, sürekli çaylar demleyip öksürüğümü kesmeye çalışıyordu.Ve bu kardeşlik din,dil,ırk ayrımı yapmadan herkesin birbirini sevebileceğini görüyorsun.O domuz eti yiyordu ben yemiyordum ama soframız beraber kuruluyordu.Beraber oturuyorduk sofraya. Bu hissettiğim tuhaf duygular çok bambaşkaydı.Çünkü ister istemez kendimizi çok kısıtlıyoruz.Burada herhangi bir görüşe mensup olan bir insanın hep aynı görüşte insanlarla arkadaş olabileceğini düşünüyoruz. Ama öyle değil herkes herkesi sevebilir benimseyebilir içindeki iyiliği ve kardeşliği gördüğü sürece.

23-Erasmus sürecini düşündüğünüzde keşke ve iyi ki dediğiniz noktalar nelerdir?

“İyi ki bu anlattığım hikayeler var.”

Keşke biraz daha kalabilseydim diyorum. İyi ki hepsi iyi ki gitmişim iyi ki bu anlattığım hikayeler var. İyi ki arkadaşımı orada kaybetmişim  belki o hissi orada tatmam gerekiyordu. Çünkü bu şu anki karakterimi biraz daha güçlendirdi. Orada arkadaşlarım için biraz daha güçlü kalabilmeyi öğrendim.

24-Erasmusda unutamadığınız bir anınız var mı ?

Yılbaşını unutamıyorum benim için çok güzeldi. Aslanlı köprünün orada havai fişekler patlıyordu. Hayatımda ilk defa yurt dışında arkadaşlarımla beraber yılbaşını kutladık. Hatta 5 sene sonra aynı gün aynı gece burada bulaşacağız diye birbirimize söz verdik.Oradaki Türk arkadaşlarımla kutladık.Yılbaşı benim için apayrıydı. Seyahatlerde çok güzeldi farklı kültürleri tanımak farklı dilleri sürekli duymak . Farklı şehirlerde bir çok güzel anılarım oldu. Mesela ben, gözde, gözdenin erkek arkadaşı,alman kızlardan biri hep beraber çekirdek yiyoruz. Onlar çekirdeği elleriyle ayırıp yiyorlardı. Gözdeyle ben ise dişlerimizin arasında yiyorduk. Bizi gördüklerinde “nasıl ya? nasıl yiyorsunuz öyle” dediler. Hani bizim gözümüzde ufak tefek gibi geliyor ama aslında bu bizim kültürümüzmüş.Bunları da orada kaldıkça farkediyorsun.

WhatsApp Image 2018-05-26 at 15.30.20

25-Erasmusa gidecek öğrencilere tavsiyeleriniz?

“YOLA ÇIK YOL AÇIK.”

Tavsiyem korkmayın İnterrail Türkiye diye bir hesap var.İnterrail yapan insanların beraber kullandığı hesaplardan biri orada bir söz var “YOLA ÇIK YOL AÇIK “ .Yani siz bir yola çıkın yol zaten açık olacak.Düşündüğünüz herhangi bir zorluk başladığınızda size zorluk olarak gözükmeyecek.Gidecek öğrencilere gitsinler net gitsinler diyorum.Farklı milletlerden farklı kültürlerden insanlarla gerçekten kardeş olunabileceğinizi  göreceksiniz. Gerçekten herkes birbiriyle dayanışma halinde.

WhatsApp Image 2018-05-26 at 15.29.44

26-Türkiye ye döndüğünüzde en çok özlendiğiniz şey neydi?

Ulaşım. Orda sokaklar biraz daha boştu. Ben doğma büyüme İstanbulluyum  önümüzde gittikçe kalabalıklaşan bir İstanbul var. Ve biraz daha az insan görmeyi özledim.

27Proje hakkındaki düşünceleriniz nelerdir? Yararlı olacağını düşünüyor musunuz?

Güzel bir proje.Bütün öğrencilere yararlı olacağını düşünüyorum.Ama öğrencilerin bunları okuması  değil de uygulamaya geçmesi için teşvik  edici şeyler olmalı. Unutmayın siz onları hayal olarak adlandırırsanız ulaşılması daha zor gelir hedeflerinizi koyun ve peşinden koşun.Yola çık yol açık.

”Kader PAKIR ve Sena Nur DAĞLAR olarak bize tecrübelerini aktardığı için Şükran OĞUZ’a teşekkür ederiz.”

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir