Suzdar Özalp – Polonya – Radom – Radom Academy of Economics

Suzdar Özalp – Polonya – Radom – Radom Academy of Economics

Kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

Adım Suzdar, 1992 Siirt doğumluyum. İzmir’de büyüdüm. Daha sonra üniversite için İstanbul’a geldim ve 6 yıldır burada yaşıyorum. Şimdi Okan Üniversitesi Hastanesi’nde hasta hizmetlerinde çalışıyorum. Veganım ve Diaz adında bir kedim var.

Erasmusa gitmeye nasıl karar verdiniz? Bu süreçte neler yaşadınız? 

Hazırlık sınıfından beri erasmusa gitmeyi düşünüyordum. Hazırlık biter bitmez hemen sınavına hazırlandım. Daha önce arkadaşlarım da gitmişti bu yüzden ben de heveslenmiştim gitmek istiyordum. Sınava da arkadaşlarımla birlikte çalıştım, daha önce çıkmış sorulara baktık beraber onlara çalıştık ve çok faydası olduğunu gördük. Hemen hemen aynı sorular vardı. Eğlence amacı ile gittiğimi söyleyebilirim.

Erasmusa gideceğiniz ülkeyi ve okulu nasıl belirlediniz ve ne kadar kaldınız?

Puanıma göre belirledim. Buna göre; Polonya, Çek Cumhuriyeti bir de başka bir ülke daha vardı ama unuttum. Barcelona olabilir, üçünden biriydi. Polonya gelme ihtimali yüksek olduğu için tercihimi bu yönde yaptım. Bahar dönemi gittim ve yaklaşık 5 ay kaldım.

Erasmusa gitme sürecinde neler yaşadınız?

Vize almam kolay oldu, Polonya’nın aracı bir firması var. Bütün mülakatlar Türkçe oluyordu. Aracı firmaya başvuruyorsunuz. Orada 300 ziloti gibi bir şey yatırılıyor onlar bütün işlemleri sizin için yapıyorlar. Uçak biletini falan kendimiz sonradan alıyoruz ama vize çok kolay hemen aracı firmaya başvuruluyor çıktığı zaman pasaport direkt postaneye geliyor. Uçağı da en ucuz nereden olabilir diye araştırdıktan sonra Viyana aktarmalı yapmıştık. Viyana’dan çok ucuzdu 150 liraya falan almıştım. Viyana’da havaalanından indikten sonra şehirde bir gece kaldık daha sonra otobüs terminalinden Radom’a giden otobüse bindik.(Polskibus). Uçak iki saat falandı. Otobüse akşam bindik. Sabah 8-9 gibi oradaydık direkt varacağımız şehre gittik. Sigorta için internetten herhangi bir sigorta şirketinin numarasını arıyorsunuz. Size mailini atıyor, maile de bilgileri veriyorsunuz. Ücreti de havale yaptıktan sonra onlar sizin sigorta poliçenizi eve gönderiyorlar. Ben biraz stres yapmıştım ama çok kolaymış ve 30 TL ücreti vardı. Fakat sağlık sigortası sadece acil durumları kapsıyor. Nezle grip gibi durumları kapsamıyor. Kalacak yer için de okulun erasmus koordinatörlüğü kalma seçeneklerini mail atmıştı. Biz de aylık 180 ziloti olan 4 kişilik odaları seçtik.

Giderken yanınızda neler götürdünüz?

“Valiz ne kadar az olursa o kadar iyi..”

Çok fazla eşya almamak gerek. Çünkü daha sonra onlar hep başa bela oluyor. Valiz ne kadar az olursa o kadar iyi. Okuyabileceğiniz kitaplar götürebilirsiniz tren, uçak vs yolculuklarda kurtarıcı olur. Bilgisayarımı götürmediğime pişman olmuştum. Bir sürü sunum hazırlamak durumunda kalmıştık.

Gittiğiniz ülkede ilk anda neler yaşadınız? 

İlk an çok heyecanlıydı. Arkadaşım Erdal ile beraber olmanın avantajları fazlaydı. Birbirimize destek oluyorduk. Bu yönden içim rahattı, hep gülüşüyorduk. Çoğu zaman onunla dalga geçiyordum. İstanbul Sabiha Gökçen’den bindik 2 saat sonra hooop sanat kenti Viyanada’yız.

Okula başlama sürecinde neler yaşadınız? 

Yurda yerleştikten sonra pazartesi günü okula gidip kaydımızı oluşturduk. Okuldan bize öğrenci kimliği ve oturma belgesi verdiler bunu yanımızdan hiç ayırmamamız gerektiği söylendi. Daha sonra arkadaşlarla aynı ders seçimlerini yaptık. Dersler hep sunum şeklinde oluyormuş. Hocalar herkese birer konu dağıtıyor ve biz de sunum hazırlıyorduk. Genel olarak kolaydı.

Uyum sağlama sürecinde neler yaşadınız?

Arkadaşlarımla beraber gittiğim için uyum sorunu yaşamadım. Onun dışında yeni tanıştığımız birkaç kişiyle daha beraber bütün gezilere katıldık. 5 kişilik güzel, tatlı bir grubumuz olmuştu.

Hibe ne zaman yatıyor, her ay yatıyor mu? Aldığınız hibe ihtiyaçlarınızı karşıladı mı?

“Polonya’da olduğum için şanslıydım”

Hibenin yüzde sekseni gitmeden 2 gün önce yattı. Yüzde 20si eğer herhangi bir dersin kalmadıysa dönüşte yatıyor. Hibe yeterli olmadı tabi ki. Ama yine de çok iyiydi. Polonya’da olduğum için şanslıydım. Çünkü para değeri çok düşük. İtalya’da belki o yetmeyebilirdi. Eurodan çevirince bir anda çok paramız olabiliyordu. Tasarruf yapmak isteyen kişiler ucuz uçak ya da otobüs biletlerini araştırabilirler. Bir internet sitesi vardı adını hatırlayamıyorum, boşuna fazla para vermemek için oradan sürekli biletleri takip edebilirler. Ya da bir plan yapabilirler gezi için. Çünkü zaten çoğu erasmus öğrencisi Avrupa’yı gezmek için gidiyor. Gitmeden bir plan yaparlarsa toplamda çok ucuza gelir.

Gittiğiniz üniversitenin kendi öğrencileriyle, sizin sahip olduğunuz teknik ve sosyal imkanlar aynı mıydı?

Hayır değildi. Çünkü dershane gibi bir okuldu. Küçücük bir okul.. Öğretmenler ingilizce bilmiyor sadece ingilizce öğretmeni olan öğretmen İngilizce biliyordu. Bizim yani ders açısından çok boş geçti gerçekten söylemek de istemiyordum ama. Hoca hazırlamış mesela ingilizce sunumu sunumla anlatıyor normal okur gibi. İngilizce sıfır. Bir tek ingilizce öğretmeni biliyor onun mesleği olduğu için zaten. Bizim derslerimiz mesela 5 ders aldık diyelim, 5 dersten bize konu veriyordu ve dağıtıyordu derse başlamadan. Bir ülkeyi veriyor bu ülkelerin sosyo- ekonomik durumunu açıklayın ya da slayt hazırlayın diye. Herkes sunum hazırlıyordu ve her derste birkaç kişi sunumunu anlatıyordu. Hoca ders anlatmıyor zaten bizler ders anlatıyorduk. Sunumu biten zaten geziye gidiyordu. Devam zorunluluğu da yoktu. Ben de sunum hazırlamıştım anlatmıştım sonra bitti işim hepsi AA geldi zaten benim başarımdan değil onlar önemsemedikleri için. Ders konusunda bana hiç birşey katmadı yani. Couchsurfing diye bir site var. Herkesin bir profili oluyor, oradan birilerine yazıyorsun hey merhaba ben Barcelona’ya geldim bir gece kalacak yere ihtiyacım var kabul ederse kalıyorsun zamanı varsa sana eşlik edebiliyor. Giderken de Polonya’nın güzel, meşhur içkisinden götürmüştük.

Gitmeden önce hangi seviyede dil bilgisine sahiptiniz? Gittiğiniz ülkenin yabancı dile katkısı oldu mu ve yeni bir dil öğrendiniz mi?

Dil seviyem iyi düzeydi. Biraz pratikte geliştirmeme yardımcı oldu. Derste biraz daha akademik öğrenebilseydim de iyi olabilirdi ama o da bizim okulun şanssızlığıydı. Polonya’dan döndükten sonra üniversitenin anketi oluyor. O ankette Radom’u çıkarmalarını tavsiye ettim. Doksan kişi aynı ülkeden olunca erasmusun kendi amacı ile çelişmiş oluyor.

Orada aldığınız dersler kendi üniversitenizde sayıldı mı? Dönem kaybı yaşadınız mı?

Derslerim sayıldı çünkü gitmeden imzalamıştık. İki tarafında uyumlu derslerini karşılaştırıp hocalardan onay almıştık. O konuda bir problem yaşamadım.

Hocaların dil seviyesi nasıldı? Dersler ingilizce mi? Dersleri anlamada problem yaşadınız mı?

Derslerimiz Lehçe değildi ingilizceydi ama hocalar ingilizce bilmedikleri için hazır bir sunumu okumaya çalışıyorlardı. Yani şöyle mesela bir hocam bana Türkiye’de bir sunum hazırlatıyor ingilizce bilmiyorsun ama okuyorsun yine de onu. Hazır bir sunumu boş boş okuyorlardı. O ülkenin kendi dili olan Lehçe sınavına girdik. O beni biraz zorladı. Hoca birebir seninle konuşuyor biraz heyecanlanmıştım. İlkinden kaldım sonra bir kere daha girdim, çalışıp bir şans daha vermişti. Lehçe’yi öyle geçebildim. BA yi yaptım en sonunda.

Şehir içi ulaşım olanağı nasıl? 

Radom küçük bir yer sadece otobüs vardı. Çoğu yere yürüyerek de gidilebiliyor. Ama 10’lu öğrenci biletleri ucuzdu bazen onlardan da alıyorduk. Bilet okutma sistemi de farklıydı. Türkiye’de ön kapıdan binip kartı okutuyoruz ya, onlarda bütün kapılar açılıyor biniyorsun her bölmede bilet okuyucular var bileti koyuyorsun damgalıyor. Düzenli olarak kimse kontrol etmiyor biletleri fakat sivil giyinen görevliler bir anda biletini sorabiliyordu. Biletin yoksa görevli 300 ziloti gibi bir ceza yazıyordu. Bizim için pek geçerliliği yoktu. 2 kere ceza yedik.

Gittiğiniz ülkede eğlence ortamı nasıldı?

Haftanın 3 günü kulüp vardı. Bizim şansımıza güz döneminde partilerin daha çok olduğu söylendi. Bahara dini bayramları oluyor. Bayramlarda bakkallar bile kapalıydı. Kulüpler çok dolu değildi. Yine de güzeldi Türkiye’ye göre ama yani güz dönemi daha güzel geçiyormuş. Güz dönemi daha çok tavsiye ediliyor.

Yemekler nasıl, bizim ülke lezzetlerine uygun mekanlar var mı? İlk hafta neler yaşadınız? Gittiğiniz ülkede en sevdiğiniz yemek hangisiydi?

Yemekleri çoğunlukla bizim damak zevkimize uygun değil ama bir yemeği aynı bizimki gibi pierogi, mantı ile aynı. Onun dışında çok et yiyorlar. Yurtta mutfağımız ortaktı. Onlar bizim yemeğimize garip garip bakıyordu biz de onlarınkine. İçkilerinden bahsetmeme gerek yok sanırım.

DSC_0640jj

Erasmus süresince bulunduğunuz ülkede hangi şehirlere gittiniz?

“Kültürel anlamda Krakow kesinlikle görülmeli”

Radom’a iki saat mesafede olan başkent Varşova, Krakow, Opole ve Lublin’e gittim. Hepsini tavsiye ederim. Kültürel anlamda Krakow kesinlikle görülmeli. Oraya yarım saat uzaklıktaki Auschwitz toplama kampına gidilebilir. Lublin’deki kulüpler kadınlar için ücretsiz. Facebook sayfalarını beğenince davetiye de alınabiliyor. Şehirlerin çoğunda gezilecek yerler yürüyerek tamamlanabiliyor.

varşovajj

Varşova

Krakow

Krakow

Lublin

Lublin

Toplama Kampı

Toplama Kampı

Erasmus süresince hangi ülkelere ve şehirlere gittiniz? Mutlaka gidilmesi gereken yerlerin nereler olduğunu düşünüyorsunuz? Gittiğiniz ülkelerde mutlaka tatmanız gereken lezzetlerin neler olduğunu düşünüyorsunuz?

İlk Viyana’dan geldik. Sonra orada bir 5 kişilik arkadaş grubumuz oldu. 5 kişi kafa dengi olduğumuz için devamlı beraber geziyorduk. Biletleri ve hosteli önceden ayarlayarak geziyorduk. İlk Amsterdam’a gittik. Ama çok uzun bir otobüs yolculuğu olmuştu.

DSC_0056jj

Hayatımda hiç bu kadar otobüsle gitmemiştim. 30 saatten fazla yoldaydık tekrar otobüsle Paris’e geçtik. Oradan Belçika’ya uğradık. Sonra geri geldik. Sınavlar ya da sunumlarımızı yaptık. Sonra bir daha İtalya turuna gittik turla beraber ama turu tavsiye etmiyorum. İlk kendi turumuz çok eğlenceliydi.

ZOE_0030jj

Zaman zaman kaybolduk, aç kaldık belki ama çok eğlenceliydi. Çünkü kendimiz her şeyi buluyorduk, araştırınca daha zevkli oluyordu. Turla gidince herkesin peşine takılıyorsun. Kim nereye gidiyorsa sen de ona gitmek zorunda kalıyorsun onun için ben turla gitmeyi hiç tavsiye etmiyorum. Nereye gidilecekse kendi başına daha az, ucuz oluyor. Daha çok kişiyle tanışıyorsun, daha çok eğlence, macera.. İtalya’nın 5 şehrini gördüm ama böyle sanki hafızamda yer etmemiş, aklımda çok az kaldı.

Roma

Roma

Roma, Florance, Venedik hepsine gittik. Hep yorgun olarak turun peşinde gidiyoruz.

Venedik

Venedik

Amsterdam ve Paris daha güzeldi. Kendi kendimize gezdiğimiz için. Amsterdam’da redline’a gidilebilir.

Amsterdam Tekne Turu

Amsterdam Tekne Turu

Orada yaşadığınız zorluklar nelerdir? Zorlukları aşmak için neler yaptınız?

Yaşadığım en büyük zorluk, otobüs ya da trenleri kaçırmış olmamdı sanırım. Genelde sonuncuları hep kaçırıyorduk. Kalacak yerler de pahalı olduğu için parklarda, tren istasyonlarında sabahladık. Kalabalık bir grubun olması bu açıdan iyiydi. O zaman için çok zor olsa da şimdi gülerek hatırlıyorum tabi.

Dönüş sürecinde neler yaşadınız ve döndükten sonra neler yaşadınız?

Dönüşte yine aktarmalı yolu tercih ettim. Bu sefer Ukrayna Lviv üzerinden Atatürk havaalanına ucuz bilet ayarlamıştım. Gece Radom’dan Lviv e giden otobüse bindim 40 TL gibi bir ücret vardı. 7 saat süren yolculukta en zor olan şey sınırda olan pasaport kontrolü. Uzun kuyruklarda sıcak otobüste beklemek çok sıkıcıydı. Otobüsleri gerçekten felaket. Lviv havaalanına geldikten sonra uçağıma daha 6 saat vardı. Şehir merkezi taksi ile 15 dakika. Gidip gezilip görülebilir o sürede. Yorgun ve tek olduğum için içimden gelmemişti ama çok şirin tatlı bir şehir.

Erasmusa gitmek size neler kazandırdı ve tekrar gitmek ister misiniz?

“Tabiki gitmek isterim..”

Çok güzel şeyler kazandırdı. Dünyanın neresi olursa olsun tek başıma korkmadan özgüvenle gidebilme duygusu kazandırdı. Süper arkadaşlıklar kazandırdı. Hatta daha sonra hibenin geri kalan %20 si ile balkanları gezdik beraber. Tabi ki gitmek isterim. Hatta daha uzun kalabilmeyi çok isterdim.

Erasmus sürecini düşündüğünüzde keşke ve iyiki dediğiniz noktalar nelerdir?

Keşke Radom olmasaydı.. Ama iyiki Polonya. Polonya çok güzel gerçekten insanları iyi.

Erasmusta unutamadığınız bir anınız var mı?

Garip bir hırsızlık olayı gelmişti başımıza. Paris gezisi sonrası uçakla Polonya’ya dönecektik. Sabah çok erken bir saatte metro ile havaalanına geçmemiz gerekiyordu. Ayakta uyuyorduk neredeyse Hatice arkadaşım ile. Bir anda arkamızda bir adam belirdi ve Hatice’ye cüzdanını uzatarak özür diledi. Ve “Sorun yok değil mi?” diye sorup durdu. Biz daha cüzdanın kaybolduğunu fark etmeden bize geri getirmişti. Niye getirmiş olabilir diye sorarsınız içi boştu İçinde dua olan bir kağıt vardı. Sanırım o da Müslümandı Hatice gibi ve vicdanı el vermedi ama olayı hala anlamadık. Şok içinde yolculuğumuza devam ettik.

Sezin ve Hatice

Sezin ve Hatice

Erasmusa gidecek öğrencilere tavsiyeleriniz nelerdir?

Tavsiyem buradan gidenlerin fazla olduğu şehirleri seçmesinler. Gezi planını önceden yapsınlar. Bütün planları kendileri yapıp turlara katılmasınlar. Tadını çıkarıp uzatabilirler ise erasmusu uzatsınlar.

Türkiye’ye döndüğünüzde en çok özlediğiniz şey neydi?

Türkiye kahvaltısını özlemiştim. Yeşil zeytin, çiğ köfte, simit.. Orada çiğ köfte bulmuştuk ama tadı çok kötüydü.

Erasmusdeneyimleri.com sitesi hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce yararlı bir site olacak mı?

Projenize bayıldım.. Bence çok faydalı, dediğim gibi ben erasmusa gitmeden önce böyle bir site olsaydı çok işime yarardı. Belki Radom’u görüp gitmezdim. Radom’la ilgili hiçbir bilgim yoktu. Internetten de bilgi bulamamıştım. En azından böyle bir şey olsaydı ben de daha çok faydasını görürdüm.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir