Zeynep Naz Arıkan – İspanya – Pamplona – Universidad Publica de Navarra

Zeynep Naz Arıkan – İspanya – Pamplona – Universidad Publica de Navarra

Kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

Adım Zeynep Naz Arıkan. 21 yaşındayım. Geçen sene bahar döneminde İspanya’ya gittim. Burada iktisat okuyorum Marmara Üniversitesinde. İspanya Pamplona Bask bölgesindeki (Kuzeyde)Universidad Publica de Navarra (Navarra Devlet Üniversitesi) da İngilizce İktisat okudum.

Erasmusa gitmeye nasıl karar verdiniz? Bu süreçte neler yaşadınız?

Açıkçası ben üniversiteyi seçerken bile erasmusa gitme imkanlarına bakarak seçtim. O yüzden benim için önemliydi. Gelirken de bu kararı alıp gelmiştim. 1.sınıfın 2. döneminde sınava girdim. Bu şekilde karar verdim. İngilizcem zaten iyiydi. Ama sınava girmeden önce bir tekrar yaptım. Birazcık çalıştım. Sınav da şansıma iyi geçti ve güzel bir şekilde tercih yaptım. Gitme amacım biraz diğer kültürlerle de içli dışlı olmaktı. Çok eğlence amaçlı da değildi. Dersler ikinci plandaydı ama yine de dersleri de önemsedim. Vermeye çalıştım.

Erasmusa gideceğiniz ülkeyi ve okulu nasıl belirlediniz ve ne kadar kaldınız?

“Mart sonu ya da Nisan başında lapa lapa kar yağıyordu.”

Erasmus sınavından geçtiğimiz açıklandığında ben listeden birini buldum Deniz Ulusan. Denizle konuştuk onla beraber karar verdik. Zaten gitmeden önce onla baya bir yakınlaştık. Tercih yaparken falan da ortak karar verdik. O şekilde hep beraber ilerledik süreç daha kolay oldu. Bende bir dönem kaldım. Baharı tercih ettim daha sıcak olur diye ama kesinlikle sıcak olmayan bir şehirdi. Sürekli yağmur yağıyordu ama çok komik bir şekilde şehrin sınırından çıktığınızda güneş açıyordu. Yani ben hatırlıyorum Mart sonu ya da Nisan başında lapa lapa kar yağıyordu. İspanya gibi gelmiyor yani size. Çok soğuktu.

Erasmusa gitme sürecinde neler yaşadınız?

Bizim kabul mektubumuz çok geç geldi. Belki Kasım ayının sonu falandır. Biz artık Deniz’le gidemeyeceğiz herhalde gelmeyecek mektup gibi düşünüyorduk. Mektup gelmeden bir gün önce bize koordinatörlerden biri bize “ Biletinizi alın daha fazla beklemeyin. En kötü gider dönersiniz.” gibi bir uyarı yaptı onun üzerine biletimizi aldık. Biletimizi aldıktan sonra mektup geldi.

“İyi ki de yurtta kalmamışım dedim..”

Kalacak yer bulmamız aslında çok zor olmadı. Ama biz biraz geç kaldık. İnternette Facebook’ta sayfalar var kalacak yer bulmakla ilgili. Şehrin adını yazdığınızda bir sürü fiyatlarıyla, özellikleriyle evlerin fotoğrafları yer alıyor. Bizde Denizle o şekilde bulduk. Şansımıza aynı ev olmadı ama yabancılarla kalmak İngilizceyi ilerletmek açısından çok faydalı oldu. Deniz İspanyollarla kaldı. Ben bir İspanyol bir Avusturyalıyla kaldım. Eve 275 Euro ödedim.  Ama buna faturalar ve internette dahildi. Benim evim çok uygundu. Üç odalıydı ve üç kız kalıyorduk. Herkes bir odada kalıyordu. İki banyomuz vardı. Şartlar iyiydi. Yurtlar çok pahalıydı. Bizim şehirde yurt 400 Euro’yu geçiyordu ve öyle bir şeye cesaret edemedik. Benim evim ilk iki gün doluydu. Evin boşalmasını beklerken yurtta kaldım. İyi ki de yurtta kalmamışım dedim. Yurt çok küçüktü ve rahat değildi. Ev daha rahat. Önceliği eve versinler. Hem daha hesaplı oluyor hem de daha rahat oluyorsunuz.

Giderken yanınızda neler götürdünüz?

“Türk Kahvesi götürdüm!”

Yanımda sanırım her şeyi götürdüm. Tabiki kıyafetlerimi, bilgisayarımı, tabletimi götürdüm. Bilgisayarınızın bozulma ihtimaline karşılık eğer imkanınız varsa yanınızda tablet gibi bir şey daha götürün. Çünkü ben bilgisayarımın üstüne yemek döktüm ve bilgisayarım bozuldu. Eyüp kilolarca pirinci koşarak getirdiyse de artık her şey için çok geçti. Birde çok fazla ilaç götürdüm orada ilaçlar daha pahalı olduğu için. Çok da işime yaradı. İlaç götürmek çok önemli. Oradan alabileceğim şeyleri götürmedim. Bir arkadaşım şampuanlarını bile götürmüştü. O kadarına gerek yok bence. Bir de tabi ki Türk kahvesi götürdüm. Çok hazırlıklı gittim.

Gittiğiniz ülkede ilk anda neler yaşadınız?

“Uçaktan inerken dedim ki ‘Artık bambaşka bir şey başlıyor.'”

İşte her şey böyle başladı. Barcelona'da havaalanındayız.

İşte her şey böyle başladı. Barcelona’da havaalanındayız.

Uçağa binene kadar daha doğrusu gümrükten geçene kadar her şey çok normal geliyordu. Daha önce de gittim gezdim döneceğim gibi geliyordu. Ailemden ayrılıp gümrükten geçtim ama Deniz’in ailesi yanındaydı ben yalnızdım o zaman üzerime hüzün çöktü. Ama eğer onlar olmasaydı çok zor olurdu. Düşünün hayatınızda bambaşka bir dönem başlıyor yepyeni bir deneyim olacak. O yüzden Deniz’in anne ve babasının yeri bende başkadır. Hayatımın kırılma noktalarından birinde onları tanıdım, sevdim. Uçaktan inerken dedim ki artık bambaşka bir şey başlıyor. Heyecan oluyor biraz geriliyorsunuz ama tatlı bir heyecan sonra ona alışınca her şey çok güzel oluyor.

Okula başlama sürecinde neler yaşadınız?

Ders seçimlerimi gitmeden yaptım. Oraya gittikten sonra da derslerimi değiştirmedim ama o dersleri burada saydırma süreci birbirine uydurmak birazcık zor oluyor. Eninde sonunda hallediliyor. Herhangi bir sıkıntı yaşamadım.

Uyum sağlama sürecinde neler yaşadınız?

Deniz'le şehri keşfe çıktığımız ilk gün, oraya yerleştiğimiz ilk haftaydı.

Deniz’le şehri keşfe çıktığımız ilk gün, oraya yerleştiğimiz ilk haftaydı.

Şehirde çok fazla yaşlı nüfus vardı. Genç nüfusu neredeyse sadece öğrenciler sağlıyordu. Okulun sürekli aktiviteler yapan bir grubu vardı. Hem geziler düzenleniyordu hem de her gece bir aktivite yapılıyordu. Zaten o gruplarda herkes birbirini tanıdı, kaynaştı. Ev arkadaşlarımın arkadaşları, benim arkadaşlarım aynı şekilde kaynaştık. Şehirdeki insanların da hepsi İngilizce bilmiyor ama herkes kendini bir şekilde birbirine ifade edebiliyor.

Hibe ne zaman yatıyor, her ay yatıyor mu? Aldığınız hibe ihtiyaçlarınızı karşıladı mı?

Benim hibem Mart ortası ya da Mart sonu gibi yattı ama hibeye güvenip gitmedim. Yanımda Euro olarak bir miktar para götürdüm. Banka hesabını da annemle ortak açmıştım çünkü annem ziyarete yanıma gelirken parayı çekip bana getirecekti. Ortak hesap açmak her zaman daha faydalı çünkü parayı gittiğiniz ülkeden çekerken sıkıntı yaşanabilir. O yüzden ailenin parayı çekip gönderebilme imkanına sahip olması daha iyi oluyor.

Oraya gidince de üniversitenin ortak olduğu bir bankadan hesap açtım. Parayı elimde tutmak tehlikeli olacağı için parayı direk oraya yatırdım. Bu arada açtıkları hesap hiçbir şekilde fark almıyordu.Dönerken de hesabı kapattım. Ailelerin gelme imkanı her zaman olmuyor o yüzden kesinlikle yanınızda bir miktar nakit götürün.Bankalardan kesintisiz çekim olabiliyor. Size soruyor Euro’ya çevirip mi çekilsin yoksa TL olarak mı verilsin diye.Bankaların şartlarına göre kesintisiz çekebilecekleri bankalar var onları araştırsınlar. Benim bankamın adı Santander Bank’tı. İspanya’nın her yerinde bankamatikleri ve bankaları vardı. Bankanın öğrenciler için açtığı hiçbir pay ödemediğin hesapları vardı. O benim çok işime yaradı.

Marketten en uygun ürünleri almaya çalıştık. Caprabo ve Eroski diye marketler vardı. Onların burada Migros gibi kendi ürünleri var. Çok kaliteliydi. Çoğunlukla onlardan tercih ettim. Çok ucuz oldukları için kötü olur diye kimse çekinmesin. O market ürünleri Türkler için çok faydalı oldu. Kiram çok uygundu. O yüzden  çok sıkışmadım. Alışverişimi ona göre yapıyordum. Hibe yeter ama  gezmek isteyen için biraz ek bir para gerekiyor.

Gittiğiniz üniversitenin kendi öğrencileriyle, sizin sahip olduğunuz teknik ve sosyal imkanlar aynı mıydı?

“Tamamen İspanyol gibiydik.”

Tamamen İspanyol gibiydik. Hiçbir şekilde erasmus öğrencisiyiz diye anlayışla yaklaşmıyorladı. Derslerde yaklaşan hocalar vardı. Bir ders örnek vereyim kesinlikle o dersi seçmesinler “marketing research” diye bir ders. Pazarlama araştırmaları gibi bir dersti. Dersten bütün Türkler 0 aldı ve dersten kaldık. Hatta çok uzun bir ödev hazırladık. 30 sayfalık bir rapordu. Grubumda Deniz de vardı. Ödev analizler içeriyordu. O ödevimizden 0 aldık. Ben hayatımda o kadar ingilizce cümle kurmamıştım. Gerçekten çok çabalamıştık. O yüzden ders seçerken daha önceden gitmiş insanların fikirlerini mutlaka alsınlar. Çünkü bütün hocalar çok da harika değildi.

Orada aldığınız dersler kendi üniversitenizde sayıldı mı? Dönem kaybı yaşadınız mı?

Evet hepsi sayıldı. Ama oraya gittiğim için dönem kaybı yaşamadım. Vermem gereken bir dersim var. Ama onuda veririm herhalde öyle umuyorum. Orada ders değişimi yapınca burada sayılmama riski oluşuyor. Onları iyice öğrenip gitmeleri gerekiyor. Ben orada derslerimi değiştirmediğim için buradan gitmeden sayılmıştı. O yüzden sıkıntı yaşamadım.

Hocaların dil seviyesi nasıldı? Dersler İngilizce mi? Dersleri anlamada problem yaşadınız mı?

İspanyol aksanı vardı. Ama anlayabiliyorduk. Bazılarının çok az İspanyolcaya kayıyordu ağzı. Bir tane hocamız vardı. İspanyol olduğunu anlayamazsınız o kadar iyi konuşuyordu. Çoğunun ağzı İspanyolcaya gidiyordu. Ama anlıyorduk. Dersler tabiki İngilizce.

Gittiğiniz üniversite ile kendi üniversite eğitimini karşılaştırır mısınız? Üniversitenin zorluk derecesi nasıldı?

Orası daha zordu. Ama orada çok daha fazla şey öğrendim. Oranın eğitimi çok daha iyiydi. Tanınan imkanlar da çok daha iyiydi. Derslerin işlenişinde elimizde daha çok materyal vardı. Çok rahatlıkla internete ya da bir şey hazırlamamız gerektiğinde çıktıyı bile okuldan sağlayabiliyorduk. Tabi gelişmişlik ile alakalı. Orada derslerden sonra daha fazla şey öğrendiğimi hissettim. Bir de buradaki hiç bir derse zor dememeye karar verdim.

Şehir içi ulaşım olanağı nasıl?

“Trenler çok konforlu..”

Şehir içinde otobüs vardı. Şehir zaten çok küçük bir yer. Şehrin en uzak noktasına bile yürüyorduk. Çok da iyi oluyordu. Otobüse gerek duyduğumuz zaman tabi ki otobüs her tarafa gidiyordu. Ama çok rahat, keyifli şekilde yürünecek güzel yolları da vardı. Ulaşım iyiydi. İmkanları iyiydi.

Otobüs 1.35 ti eğer parayla binmek istiyorsanız. Ama eğer kart çıkarmak isterseniz kartları da çok kolaylıkla şehir içindeki büfelerden bizim akbil doldurduğumuz gibi büfelerden bulabilirsiniz. Kart çok uygundu çıkarırken bir kereliğine para ödüyordunuz sonra bizim pasolarımız gibi parası bittiğinde koyuyordunuz. Sürekli kullanabileceğiniz bir kart. Ve eğer onla binerseniz 70cent basıyordu. Biz o şekilde ilerledik.

Evim şehir merkezi ile okul arasındaydı. O yüzden ikisine de yürüyerek gidiyordum. Şehre gelirken trenle geldim çünkü uçaktan Barcelona’ya indim. Çünkü Pamplona’ya giden uçaklar aşırı pahalı ve aktarmalı olduğu için Barcelona’dan bir tren istasyonuna geçtik. Barcelona’dan Pamplona’ya trenle gittik. Çok rahattı. Kesinlikle tavsiye ederim. Fiyatlar eğer önceden alınırsa çok uygundu. Pamplona’ya zaten gitmezler ama Barcelona’dan Pamplonaya çok rahatlıkla trenle gidiliyor hiç tereddüt etmesinler. Zaten havaalanından Barcelona Sants tren istasyonuna sürekli metro gidiyor. Trenler çok konforlu. Şehirler arası bir ulaşım düşündüklerinde kesinlikle trenle yolculuk yapabilirler. Onun dışında otobüs şirketi vardı Alsa diye. Ulaşım açıkçası benim umduğumdan daha ucuzdu. Tabi şehirler arası biletler önceden alınırsa. Son ana kalırsa 60-70 euroya alınmak zorunda kalıyordu.

Gittiğiniz ülkede eğlence ortamı nasıldı?

Kızlar gecesi 2 Türk, 1 Çek, 1 Avusturyalı, 1 İtalyan ve 1 Meksikalı pizza ve cheesecake pişirip, romantik komedi izlemiştik.

Kızlar gecesi 2 Türk, 1 Çek, 1 Avusturyalı, 1 İtalyan ve 1 Meksikalı pizza ve cheesecake pişirip, romantik komedi izlemiştik.

İspanyollar çok çılgınlardı. Akla gelmeyecek eğlence yöntemleri vardı. Çok değişik şeyler yapıyorlardı ve çok keyifliydi. Tabi eğlence arayışına da bağlı insanların. Herkes kendine göre bir şey bulabiliyordu. Ben gece aşırı çıkayım partiler partiler değilim. Daha sakinim. Ben de şehirde keyif alabiliyordum. Başkaları da keyif alıyordu. Mesela perşembe günleri Pamplona’ya özel Juevinxto  alışkanlıkları vardı. İspanyollarda tapas diye bir şey var. Yani atıştırmalıklar.Bir tapas ve bir kadeh şarap 2 euro oluyordu.Böyle fırsatlar vardı. Herkesin hoşuna giden. Alkol kullanmayan birisi için meyve suyu oluyordu. Bir şekilde onu ayarlıyorlardı. Uygun oluyordu. Bir sürü insan bir araya geliyordu. Bana çok değişik gelmişti. Onu tercih ediyorduk. Güzeldi. Yani herkese hitap eden keyifli aktiviteleri oluyordu.

Yemekler nasıl, bizim ülke lezzetlerine uygun mekanlar var mı? İlk hafta neler yaşadınız? Gittiğiniz ülkede en sevdiğiniz yemek hangisiydi?

“İlk hafta ev hasreti ve yemek özlemiyle geçti.”

Yemekleri güzeldi. Yemek yapabiliyordum o benim için çok avantajlı idi. Ama burayı çok aradım. Orada çok fazla bana hitap eden yemek yoktu. Yiyeceğimiz şeyler et anlamında çok kısıtlıydı. Dana bulunabiliyor ama hazır bir şey yemek istersen kesinlikle ben yemediğim için domuz eti zor oluyordu. Tabi salatalar, peynirli şeyler tercih ediyordum. İlk hafta ya iki gün ya da üç gün yurtta kaldım. O yüzden daha çok hazır ya da paketli şeyler tüketmek zorunda kaldım. İlk hafta ev hasreti ve yemek özlemiyle geçti. Sonra alışınca ve eve geçince, yemek pişirmeye başlayınca kolaylaştı.İspanyol omleti tortilla de patata dedikleri soğan ile patatesi kızartıp yaptıkları bir omlet vardı. Kocaman oluyordu. Gerçekten hepimizin çok sevdiği bir yemekti.Çünkü burada da hepimizin damağına yatkın bir yemek. Bir de paella dedikleri bir pilavları var. Deniz mahsulleri var içinde. Onu da çok sevmiştim.

Erasmus süresince bulunduğunuz ülkede hangi şehirlere gittiniz?

Erasmus sürecinde bulunduğum ülkede Pamblona da bulundum Pamblona’ya 1 saat uzaklıkta bulunan San Sebastian vardı. Muazzam bir yer mutlaka gitsinler. Benimle dalga geçiyorlardı. Ben neredeyse her hafta sonu gidiyordum çünkü oraya. Çok güzeldi. Artık oralı olmuş gibiydim.

Ben yine San Sebastian'dayken..

Ben yine San Sebastian’dayken..

Onun dışında Barcelona’ya gittim. Orası da çok güzel. Oraya da gitsinler Madrid’e gittim. Çok fazla gezilmesi gereken yerlere gitmeye fırsatım olmadı. O sürede başka planlarım vardı. Ama çok fazla gezilecek yer var. Her yere gitmeye çalışsınlar mutlaka.

Erasmus süresince hangi ülkelere ve şehirlere gittiniz? Mutlaka gidilmesi gereken yerlerin nereler olduğunu düşünüyorsunuz? Gittiğiniz ülkelerde mutlaka tatmanız gereken lezzetlerin neler olduğunu düşünüyorsunuz?

“İtalyan mutfağı benim en sevdiğim mutfaktır..”

Açıkçası çok müze gezmedim. Daha çok şehir içinde gezdim. Ama Barcelonada Tarragona diye köyden küçük bir kasaba vardı. Orası görülmeye değerdi.

İtalya’ya gittim. Çok uzun ve büyük bir İtalya turu yapmıştım. O da gerçekten çok hesaplıydı. Çok uygun bir şekilde ayarladık. Bence erasmusun en güzel kısmı o İtalya gezisi olabilir. Onun dışında ben çoğu Avrupa şehrini görmüştüm. Çok fazla İspanyanın dışına çıkmayı tercih etmedim.

Mutlaka gidilmesi gereken yerler İtalya, Fransa, Avusturya olabilir. Eğer imkan varsa hepsini görmeye çalışsınlar çünkü gerçekten İspanyada, Barcelona ve Madrid’ten 10 euroya hatta 12 euroya Fas’a bile gidebiliyordun. O kadar uygun biletler vardı. Fasa kız başıma gitmeye cesaret edemedim. O yüzden bütün imkanları sonuna kadar değerlendirmek gerekli. Çok ucuz biletler. İtalya’ya o şekilde gittik.

Sürekli pizza yiyoruz, makarna yiyoruz çok güzel tabi ki. Fransa’da ben daha çok tatlılara yönelmiştim. Mutlaka tatlılar yenebilir. Avrupa’da daha ilginç yemekler vardı. Ama tatlılar her zaman bana daha çekici geliyor. Çok değişik kekler falan oluyor. Onları değerlendirmek daha mantıklı. İtalyan mutfağı benim en sevdiğim mutfaktır. Her bulduğunuzu yiyebilirsiniz.

Orada yaşadığınız zorluklar nelerdir? Zorlukları aşmak için neler yaptınız?

“Hayatımda o kadar koştuğumu ve bağırdığımı hatırlamıyorum!”

En zor şey herhalde evi özlemekti. Geçen sene çok fazla terör olayları oldu. Ailem buradaydı. En zor kısmı oydu.İtalya’da bir gece otelimizi bulamamıştık. Kalmamız gereken şehirlerden birine geç gelmiştik. Yürürken bir anda köpekler kovalamaya başlamıştı. Hayatımda o kadar koştuğumu ve bağırdığımı hatırlamıyorum.

Zorlandığım kısım oydu. Evet çok korkmuştum. Ben köpek besliyordum. Normalde köpekten korkmam. Çok boşluğuma geldi. Çok zorlanmıştım. 3 kızdık karanlıktı ve telefonlarımız kapanmıştı o yüzden ölüm gibiydi.

İtalya'da köpeklerin kovaladığı kızlar, Kadıköy'de mutlular.

İtalya’da köpeklerin kovaladığı kızlar, Kadıköy’de mutlular.

Dönüş sürecinde neler yaşadınız ve döndükten sonra neler yaşadınız?

Biletimi ben erken almıştım. Dönmeye karar vermiştim. Bütünlemelere kalmayacağımı varsayarak erken bilet almıştım. Ancak bütünlemelere kalmadığım zaman hibemden kestiler. Çünkü akademik takvime bütünlemeleri de dahil etmişlerdi. O yüzden mutlaka akademik takvime bütünlemeleri de dahil olarak dönüşlerini yapsınlar. Hibelerinin kesilmelerini istemiyorlarsa. Benim son %20 hibem o kadar az geldi ki baya kesmişlerdi. Onun dışında dönerken biletimin tarihini belirleyip erken aldım. O benim için avantajlı oldu. Ailemi görünce tabi ki ağladım. Onlardan ayrı kalmak çok zordu. Her şeyi çok özlemiştim. Ben İstanbul’u çok severim. Gitmek benim için o anlamda çok zordu. Dönmek her şekilde iyi geldi. Orada dediğim gibi hava çok soğuktu. Ben dönerken bile hırka ve kot montla dönmüştüm. O yüzden buraya dönünce haziran ortası olması iyi gelmişti.

Eğer THY ile gitme imkanları varsa onla gitsinler. Çünkü Pegasus gram konusunda bile çok sıkıntı yaratan bir hava yolu şirketi. Şöyle söyleyeyim ben zaten dönerken ek bagaj almıştım parayla ama ona rağmen valizlerimi verdim. 2 kilo fazlam çıktı. Onu elimde taşımamı söylediler. Ben erasmustan dönüyorum dedim. Ama hiçbir şekilde acımadılar. O 2 kiloyu el bagajından alıp aşağı verilecek bagaja koydular. Bunun üzerine ben tamam dedim. Tekrar uçağa yol aldım bagajlarımı verdikten sonra uçağa girmeden önce tekrar benim bagajımı tarttılar. Belki bana denk geldi. Mutlaka bu riskleri göz önünde bulundursunlar. Tekrar bu çok ağır dediler. Ben bir şeyler attım. Orada ağlayacaktım. Sırtımdan terler süzüldü stresten. O çok zordu.Ocak ayında arkadaşım gitti Polonya’ya. Çok rahat gitti THY ile gittiği için. THY çok umursamıyor bagaj aşımını. THY pahalı ama Pegasus’ta bagaj için para verdiğiniz için aynı paraya denk geliyor. O yüzden THY daha mantıklı.

Erasmusa gitmek size neler kazandırdı ve tekrar gitmek ister misiniz?

“Yabancılarla hala mektuplaşıyoruz.”

İngilizcemi çok çok ilerlettim. Gerçekten gelişmeyi çok fark ettim. Daha önce hiç yalnız yaşama deneyimim olmamıştı. O yüzden büyüdüğümü hissettim. Çok güzel arkadaşlıklar kazandım özellikle oradaki Türklerin hepsiyle hala görüşüyorum. Yabancılarla da mektuplaşıyoruz. Ama Türklerle yani Eyüp, Feyza, Ezgi, Özüm Enes ve özellikle Denizle arkadaşlığımız çok daha farklı oldu. Çok daha değerli oldu. Döndükten sonra kazandırdığı en önemli şey herhalde gördüğümüz kültürler ve arkadaşlıklar oldu.

Ezgi ve Feyza ile San Sebastian

Ezgi ve Feyza ile San Sebastian

Tekrar gitmek sanırım isterim. Ama ispanya olmaz başka bir ülke olur. Budapeşte’yi tercih ederim ya da Polonya. Daha ucuz ve eğlenceli.

Erasmus sürecini düşündüğünüzde keşke ve iyi ki dediğiniz noktalar nelerdir?

Keşke dediğim, biraz daha gezebilir miydim diye düşünüyorum. Çok aklımda kalan yer yoktu. Ama daha fazla insan tanımak anlamında belki daha fazla gezebilirdim. Ama iyi ki dediğim nokta tabi ki Deniz.

Hiç gezmeseydim daha az dersleri önemserdim. Gezmeye daha çok önem verirdim. Gezmeye daha fazla vakit ayırırdım.

Erasmusta unutamadığınız bir anınız var mı?

Evet var. Annem 19  Nisanda geldi yanıma 26 Nisan doğum günüm. Ve o gece 25 nisan gecesi odamda oturuyorduk. Sabah Barcelona’ya gidecektik. Odamın kapısı kapalıydı ve bütün Türkler içeri daldı. Doğum günümü kutladılar. Bunu asla unutmayacağım. Çok değerliydi. Pasta yapmışlar, hediyeler getirmişler. O çok iyi geldi ki. Zaten annem yanımdaydı. Üstüne onların öyle davranması evimde gibi hissettirdi. Bir de tabi ki köpeklerin kovalaması…

Evimin kapısında, doğum günüm için odamı basmadan hemen önce İspanya'daki ailem Türkler.

Evimin kapısında, doğum günüm için odamı basmadan hemen önce İspanya’daki ailem Türkler.

Erasmusa gidecek öğrencilere tavsiyeleriniz nelerdir?

İlaçları ihmal etmesinler. Yanlarına alsınlar ama umarım ihtiyaçları olmaz. Yine de hasta olma ihtimali oluyor. Çünkü orada çok üşüdüm.Onun dışında banka hesabı orada açmaya çalışsınlar ve giderken yanlarında nakit götürsünler. Bir dönem yanımda param kalmamıştı ve daha annem yanıma gelmemişti. Western Union ile göndermeye kalktı. 400 euro gönderdi. 40 euro kesinti yaptı. Çok fazla bir kesinti. Onun önlemini alsınlar. Onun dışında THY ile gitsinler. Ve ders seçerken önceden gitmiş insanlardan tavsiye alsınlar. Marketing reserch dersini kesinlikle almasınlar.

Türkiye’ye döndüğünüzde en çok özlediğiniz şey neydi?

Yemekler. Kebaplar ve rakı olabilir.

Erasmusdeneyimleri.com sitesi hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce yararlı bir site olacak mı?

Çok harika bir şey yapıyorsunuz. Ben giderken o kadar zorlanmıştım ki. Okulla ilgili hiçbir fikrim yoktu. Önceden gitmiş birisini bulmuştum. O bana çok faydalı oldu. Dersler konusunda tamamen kendimiz ilerledik Deniz ile karar verirken. O yüzden bunu yapmanız gidecek olanlar için aşırı yardımcı olan bir şey. O yüzden sonuna kadar destekliyorum. Yararlı olacağını düşünüyorum. Emeğinize sağlık. İnşallah benim de bir faydam olmuştur. Çok teşekkür ederim.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir